Ecological Perspective

Journal Information
ISSN / EISSN : 2792-0062 / 2792-0062
Published by: Sekizgen Academy (10.53463)
Total articles ≅ 12
Filter:

Latest articles in this journal

Ayyüce Üyük,
Published: 6 July 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 137-150; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220146

Abstract:
Peyzaj Mimarlığı meslek disiplininin başlıca tasarım öğesi olan bitki materyalinin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğini analiz etmek, bu türlerin bitkilendirme çalışmalarında gelecekteki kullanımlarının planlanması açısından çok önemlidir. Çalışma için ilk olarak Platanus orientalis L. Türün günümüz koşullarındaki potansiyel yayılış alanı, türün mevcudiyet verileri ve 2,5 dakikalık (yaklaşık 20 km2) uzamsal çözünürlüğe sahip WorldClim 2.1 versiyon 19 biyoiklimsel değişkenler kullanılarak tahmin edilmektedir. Platanus orientalis L. dağıtım alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğini anlamak için Kanada Modeli olan CanESM5 İklim modeli kullanılarak SSP2 4.5 VE SSP5 8.5 senaryolarına ait 2041-2060 ve 2081-2100 dönemlerine ait potansiyel dağıtım alanları belirlenmiştir. Diğer taraftan türlere ait üretilen günümüz ve gelecekteki dağılım alanlarına ait değişim analizleri oluşturulmuştur. Elde edilen çalışmalara göre şimdiki zaman dağılım alanı için çok uygun ve uygun görülen alanlar 208.092 km2 olarak elde edilmiştir. Sonuç olarak Platanus orientalis L.’in dağılım alanlarının yıllara göre giderek azalacağı ileride ülkemizde türe rastlanmayacağı tahmin edilmektedir.
, Elif Dalkılıç, Ahmet Kaan Cücük, Ismail Doğan
Published: 23 June 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 113-123; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220136

Abstract:
: Küresel ısınma, hızlı nüfus artışı, hatalı sulama yöntemleri gibi etkenler nedeniyle su kaynaklarının hızla azalmasının önüne geçilebilmesine yönelik yapılan çalışmalar, peyzaj mimarlığı disiplininde en az su kullanımıyla en iyi sulama ilkesine yönelik projelerin geliştirilmesini amaçlamıştır. Bu bağlamda Aydın ili Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Nevzat Biçer Parkı’nın sulama sistemi, söz konusu ilke doğrultusunda incelenerek elde edilen bulgular, bu çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Çalışmada iklim, parkta kullanılan toprak, peyzaj elemanları, bitkilerin su isteği gibi konular incelenmiş ve sistemdeki aksaklıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucu alandaki peyzaj ögeleri ile iklim şartları arasındaki uyumsuzluk, tasarım ve planlama hataları, hatalı sulama tekniği, yetersiz sulama sistemi gibi sorunlar için çözüm önerileri sunulmuştur.
Esra Mirza, Mehmet Topay
Published: 13 June 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 151-170; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220122

Abstract:
Bu çalışmada; göller yöresini içene alan Afyonkarahisar, Antalya, Burdur, Denizli, Isparta ve Konya illerinin biyoiklimsel yapısı belirlenmiş ve termal algılama haritaları oluşturulmuştur. Çalışma alanın iklim konforunu belirlemek için 16 meteoroloji istasyonun iklim verileri kullanılmıştır. Biyoiklimsel konforu hesaplamada, enerji dengesi modeline dayanan Fizyolojik Eşdeğer Sıcaklık (FES) indeksi kullanılmıştır ve değerlerinin hesaplanmasında RayMan Pro yazılımından yararlanılmıştır. Hesaplanan noktasal FES değerleri coğrafi bilgi sistemleri yazılımlarından biri olan ArcMap 10.8’de ters mesafe ağırlıklı enterpolasyon tekniği (IDW) kullanılarak haritalandırılmıştır. En konforlu aylar ve bölgeler FES değerleri sınıflandırmasına göre belirlenmiştir. Mayıs, ekim ve haziran ayları sırasıyla konforun en çok olduğu aylardır.
Pınar Gültürk Doğruyol
Published: 10 May 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 93-112; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220107

Abstract:
Kent planlarında önemli bir yer edinmiş olan açık alanlar, birçok çalışmada farklı yönleri ile ele alınmıştır. Açık alanların kentsel yerleşimlerde kütle-boşluk dengesini sağlaması bakımından belirli büyüklükler ve mesafelerle planlanması gerekmektedir. Özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde yer alan açık alanlar; hava koridoru oluşturma, temiz hava sağlama, rekreasyonel ihtiyaçları giderme, stresi azaltma gibi çeşitli işlevlere sahiptir. Ancak nüfus artışı ile birlikte yapılaşmanın artması sonucu, açık alanlar üzerinde oluşan baskı gün geçtikçe artmakta, bazen bir kısmı bazen tamamı yapılaşmaya açılabilmektedir. Bu çalışmada özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde azalan kentsel açık alanlara bir alternatif olarak gelişen “yaya durağı (parklet)” kavramı araştırılmış, uluslararası ölçekte yeri ve önemi üzerine durulmuştur. Parklet uygulamalarının hangi durumlarda gerçekleştirilebileceği irdelenerek, araştırma alanı olan Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi merkez yerleşim bölgesindeki potansiyel parklet alanları ortaya konulmuştur. Potansiyel alanlardan kullanım farklılığı olan iki adedine, öneri parklet kullanımı getirilmiştir. Bu çalışma ile yoğun kentsel yerleşim alanları için alternatif açık alanların oluşturulabileceği, başka çalışmalara örnek niteliğinde olup geliştirilerek ülkemizde de parklet kavramının kendine yer edineceği düşünülmektedir.
Aslı İlayda Koçak, Mehmet Topay
Published: 5 May 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 124-136; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220115

Abstract:
Kentlerdeki refah ve iş imkânlarının artışı tüm dünyada kırdan kente göç hareketine neden olmuştur. Yaşanılan göçler doğrultusunda kentler %170’lik bir büyüme oranına erişmiştir ve kentlerde sürdürülebilirlik kavramının zorunluluğunun kabul edilmesine neden olmuştur. Kentlerdeki sürdürülebilirliğin belirli düzen içerisinde olması, belgelenmesi, zaman içerisindeki değişimlerinin gözlenmesi ve teşviki açısından kentsel sürdürülebilirlik araçları geliştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında dünyada en çok kabul gören sürdürülebilirlik değerlendirme araçları olan LEED Cities and Communities, BREEAM Communities ve ülkemizde geliştirilen YeS-TR’nin kentsel sürdürülebilirlik standartları kapsamında kıyaslamasını yaparak üstün ve zayıf yönlerini değerlendirilmiştir.
Büşra Aksu,
Published: 2 March 2022
Ecological Perspective, Volume 2, pp 72-92; https://doi.org/10.53463/ecopers.20220106

Abstract:
Makine öğrenme tekniği kullanılarak türlerin güncel ve gelecekteki yayılış alanlarını modellemek günümüzde bitkilerin yayılış alanlarının iklim değişikliğinden ne derecede etkileneceğini ortaya koymak açısından önemli çalışmalardan biri haline gelmiştir. Türlerin var olduğu alanları ifade eden noktasal veriler ve bu alanlara ait biyoiklim verileri kullanılarak oluşturulmuş katmanlar sayesinde farklı iklim senaryolarına göre türlerin günümüz ve gelecekteki potansiyel yayılış alanları GARP programı ile belirlenebilmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen makale çalışmasında Rosaceae (Gülgiller) Familyasından Crataegus microphylla C. Koch türünün yayılış alanının iklim değişiminden nasıl etkileneceğini belirlemek için 6. IPCC raporu temel alınarak oluşturulmuş ve CMIP6 modellerinden olan MIROC-ES2L kullanılarak türün SSP1 2.6, SSP2 4.5, SSP3 7.0 ve SSP5 8.5’e senaryolarına göre 2041-2060 ve 2081-2100 periyodlarına ait potansiyel yayılış alanı modellenmiş, türe ait üretilen günümüz ve gelecekteki yayılış alanı arasındaki alansal ve konumsal farklar değişim analizi ile ortaya konulmuştur. Rosaceae familyasına ait bu türün günümüz potansiyel yayılış alanı ile gelecekte iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğinin belirlendiği bu çalışmada C. microphylla’nın SSP2 4.5 senaryosunun iki periyodunda da yayılış alanında azalma olacağı tahmin edilmiştir.
Ülkü Ceren Arslan,
Published: 31 December 2021
Ecological Perspective, Volume 1, pp 58-73; https://doi.org/10.53463/ecopers.20210093

Abstract:
Bu çalışma ile Antalya kenti içerisinde bulunan ve yoğun kullanıma sahip rekreasyonel alanlar gözlemlenerek, işitsel peyzajın kullanıcılar üzerindeki etkileri ortaya konmuştur. Bu amaçla; Antalya geneline yönelik anket çalışması, Antalya kent merkezinde bulunan 4 rekreatif alanda(Cumhuriyet Meydanı, Konyaaltı sahil yolu, Kaleiçi Yat Limanı, Karaalioğlu Parkı) ses basınç seviyesi ölçümleri ve ses yürüyüşleri yapılıştır. Anket çalışması 394 kişiyle tamamlanmıştır. Seçilen 4 alanda ölçümler yapılmış ve alanların ses basınç seviyelerinin 61-70 dB. arasında değiştiği görülmüştür. Konyaaltı sahil yolunun en gürültülü, Karaalioğlu Parkı’nın ise en sessiz alan olduğu görülmüştür. Ses seviyesinin yüksek ölçüldüğü alanlarda en önemli etkenin trafik sesi olduğu ortaya çıkmıştır. Kullanıcıların görsel beklentilerinin yanında işitsel beklentilerinin de göz önünde bulundurularak yapılacak planlama ve tasarım çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Rabia Özkul, Fatma Mermer
Published: 23 December 2021
Ecological Perspective, Volume 1, pp 46-57; https://doi.org/10.53463/ecopers.20210070

Abstract:
İnsan faaliyetlerinin doğada yarattığı olumsuz etkilerin bir sonucu olarak atmosfere salınan sera gazları da artmıştır. Bu artış nedeniyle oluşan küresel ısınma, günümüzdeki en büyük çevresel sorunlardan biri olan iklim değişikliği olarak nitelendirilmekte ve etkisini giderek hissettirmektedir. Hissedilen etkilerin yönü küresel çapta ve olumsuz yönde seyretmektedir. İklim değişikliğinin etkisini azaltmak için uluslararası birçok görüşme ve çalışmalar yapılmaktadır. Fakat somut bir sonuç elde edilememektedir. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması konusunda istenilen sonuca ulaşılamaması ülkelerin yeteri kadar çaba göstermemesi ve gelişmiş ülkelerin fazla enerji kullanımını azaltma girişiminde bulunmaması olarak gösterilebilir. Uluslararası platformda iklim değişikliği konusunda çok sayıda ülke tarafından kabul görmüş Paris Anlaşması, sera gazlarının emilimi, küresel ısınma ve iklim değişikliğini konularını ele alan ilk anlaşmadır. Bu çalışmadaanlaşmaya taraf olarak sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar azaltacağını beyan eden ülkemizin durumunu ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26) konusunda ekolojik perspektifte değerlendirmeler yaparak literatüre ait bilgilere yer verilmiştir.
Almira Uzun,
Published: 23 December 2021
Ecological Perspective, Volume 1, pp 29-36; https://doi.org/10.53463/ecopers.20210064

Abstract:
Global warming and climate change threaten the future of world. The effects of climate change, which expresses the increase in the amount of greenhouse gases released into the atmosphere, especially carbon dioxide, and the differences in precipitation, are now felt all over the world, from the highest peaks to the ocean depths, from the equator to the poles. While climate change creates negative effects on forests, it also causes destruction in the natural carbon cycle. Primary forest trees and forest areas, which directly contribute to the economy, are also of vital importance for people and other living things that are part of the ecosystem. The aim of this study is to investigate the effect of global climate change on main forest tree species through the climate change models of the future and present and to evaluate what kind of effects, problems and results emerge. As a result, it is seen that most of main tree species will not be able to adapt to climate change, the distribution areas of the species will decrease and even of them will face the danger of extinction.
Hande Özvan
Published: 23 December 2021
Ecological Perspective, Volume 1, pp 37-45; https://doi.org/10.53463/ecopers.20210073

Abstract:
Namak Gölü, İran’da bulunan Urmiye Gölü, Hazar Denizi ve diğer su kütlelerini oluşturan Paratetis denizinin bir kalıntısıdır. Göl, küçük bir tuz gölü olmanın yanı sıra deniz seviyesinden 790 metre yükseklikte yer almakta ve Kum (Qom) nehri tarafından beslenmektedir. Bununla birlikte, son yıllarda kuraklığın etkisiyle, azalan yüzey suyu ve artan tuzluluk oranı gölün kurumaya yüz tutmasına neden olmuştur. Bu çalışmada, 2001-2021 yılları arasında -belirlenen onar yıllık üç dönemde- Namak Gölü'nün mekânsal-zamansal değişimleri; Landsat 5-TM, Landsat 7-ETM+ ve Landsat 8-OLI görüntüleri kullanılarak hesaplanmıştır. Çalışmada, yüzey suyunun belirlenmesini sağlayan Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (NDWI), Modifiye Edilmiş Fark Su İndeksi (MNDWI), Su Oranı İndeksi (WRI) ve Landsat verilerinden yüzey suyunun çıkarılmasına imkân veren Otomatik Su Çıkarma İndeksi (AWEI) incelenmiştir. Sonuç olarak, 20 yıllık dönemde meydana gelen su yüzeyindeki değişiklikler alansal olarak (km²) karşılaştırılmış ve doğruluk oranı görece yüksek olan NDWI indeksinin, diğer indekslere göre yüzey suyunun belirlenmesinde daha faydalı bir yöntem olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.
Back to Top Top