Yaşadıkça Eğitim

Journal Information
ISSN / EISSN : 1300-1272 / 2667-4874
Current Publisher: Istanbul Kultur University (10.33308)
Total articles ≅ 68
Current Coverage
DOAJ
Archived in
SHERPA/ROMEO
Filter:

Latest articles in this journal

Sevim Karaoğlu
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 281-293; doi:10.33308/26674874.2021351234

Abstract:
This critical review has sought to examine the parental provision in the Turkish policy and early childhood curriculum. It has been vehemently acknowledged by literature and policy documents in overall the world that the role of parents play as principal educators of their children has also been highlighted. Family have significant roles for their children’s development as providing atmosphere during early years. In fact, there has been a volume of studies and policy documents that have put an emphasis on the diversity of parents’ role on children’s development in their early years period. However, there is limited inclusion of approaches to support children’s learning and development practiced by families within educational context. Therefore, this critical review aimed to locate the national and international research and documentary evidence relating to parenthood in the early years sector within wide-ranging search and Turkish policy documents. This review brings to life the theories about the benefits and importance of parenthood implications and issues and will help illustrate how practice can affect children either positively and negatively.
Gülsün Karabay, Elif Özge Erbay
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 78-87; doi:10.33308/26674874.2021351244

Abstract:
Bu araştırmanın amacı liderlik tiplerinin öğretmenlerdeki örgütsel sessizlik üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama desenindedir. Araştırmanın evrenini İstanbul ilindeki liseler ve ortaokullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem ise Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) salgını sebebiyle kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş, toplamda 401 öğretmene ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği ve Öğretmenler İçin Örgütsel Sessizlik ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda okul yöneticilerinin liderlik tiplerinin, öğretmenlerde örgütsel sessizlik davranışını anlamlı şekilde yordadığı görülmüştür. Bu çalışma ile okul yöneticilerinin örgütsel sessizlik konusundaki farkındalıklarını artırarak okul içinde katılım odaklı etkileşimi teşvik eden yönetim modellerini içeren eğitim programları önerilmektedir.
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 235-255; doi:10.33308/26674874.2021351258

Abstract:
Bu araştırmanın amacı, MEB 2013 okul öncesi eğitim programı ve etkinlik kitabının 21. yüzyıl becerileri açısından eleştirel olarak incelenmesidir. Araştırmada doküman analiz yönteminden hareketle, MEB 2013 okul öncesi eğitimi programı ile programın uygulanmasına rehberlik eden etkinlik kitabı, 21. Yüzyıl Becerileri Erken Öğrenme Çerçevesi kapsamındaki öğrenme ve yenilik becerileri, yaşam ve kariyer becerileri ile bilgi, medya ve teknoloji becerileri temel alınarak incelenmiştir. Dokümanlardan elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, okul öncesi eğitim programı ve etkinlik kitabının öğrenme ve yenilik becerileri ile yaşam ve kariyer becerilerini büyük oranda destekler nitelikte olduğunu göstermiştir. Diğer yandan, araştırmanın bulguları, okul öncesi eğitim programı ve etkinlik kitabında bilgi, medya ve teknoloji becerilerinin ele alınmadığını ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, okul öncesi eğitim programı ve etkinlik kitabının erken çocukluk döneminde 21. yüzyıl becerilerinin kazandırılmasına yönelik önemli bir potansiyel taşıdığı görülmüştür.
Şermin Külahoğlu, Rüyam Küçüksüleymanoğlu
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 173-191; doi:10.33308/26674874.2021351242

Abstract:
Ülke kalkınması açısından oldukça önemli olan eğitim politikaları, kamu kesimi tarafından eğitimin yaygınlaştırılmasına ve geliştirilmesine yönelik alınan tedbirler olarak tanımlanabilir. Ülkenin eğitim politikası öncelikle kalkınma planlarında saptanır. Kalkınma planları, ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda, uzun dönemde gerçekleştireceği büyümeyi ortaya koyan temel politika dokümanlarıdır. Kalkınma planlarının ana hedefi; vatandaşların refah seviyesini yükseltmek ve nitelikli yaşam koşullarına erişmesini sağlamaktır. Bu araştırmada, okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri (PDR) yönetmelikleri, ilgili kalkınma planları ve Milli Eğitim şûra kararları, PDR meslek alanına ilişkin amaç ve görev tanımları açısından yaklaşımlarındaki benzerlik ve farklılıklara bakılmış ve birbirleriyle uyumları incelenmiştir. Araştırmada nitel desenli doküman analizi tekniği kullanılmış olup 11 kalkınma planı, 5 MEB yönetmelik ve yönergesi ve 2 Milli Eğitim Şûrası incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın, okul PDR hizmetlerine yönelik hazırladığı yönetmeliklerde ve tavsiye kararı aldığı şûralarda, kalkınma planlarının kararlarına duyarlı ancak, kendi bakanlığı tarafından yapılmış önceki planlama ve düzenleme çalışmalarıyla uyumlu, destekleyici ve kavram birliğini gözeten bir tutum izlemediği saptanmıştır.
Nihan Temiz,
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 104-131; doi:10.33308/26674874.2021351232

Abstract:
Temel hak ve eşitlikler ilkesinden yola çıkıldığında eğitim politikalarının, toplumdaki her birey için kapsayıcı nitelikte olması gerekmektedir. Bu noktada eğitim politikası bileşenlerinin engeli olan ya da olmayan herkes için hak gözeten, buna uygun hedeflerle düzenlenmiş olan ve uygulamaya konulabilen özellikler göstermesi önemlidir. İçerik analizi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın amacı, Türkiye’de halen yürürlükte olan ilk ve orta öğretim düzeyindeki eğitim politikasının özel gereksinimli bireylere ilişkin yaklaşımlarını ortaya koymak ve değerlendirmektir. Çalışmada Türkiye’de ilk ve orta öğretimde özel gereksinimli bireylere yönelik olan ve halen yürürlükte bulunan eğitim politikası belgeleri incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu belgeler; T.C. 1982 Anayasası, Eğitim Yasaları, Kararnameler, Yönetmelik ve Yönergeler, Kalkınma Planları, Milli Eğitim Şuraları ve eğitim çalıştaylarıdır. Çalışmanın sonuçları, özel gereksinimli bireylerin Türkiye eğitim politikalarında yeterince ele alındığına, ancak uygulamaya geçme konusunda çalışmalar ve modellemeler yapılması gerektiğine işaret etmektedir. Çalışma sonunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Ayşenur Makas, Betül Düşünceli
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 221-234; doi:10.33308/26674874.2021351264

Abstract:
Araştırmanın temel amacı ergenlerin gelecek beklentileri ile okula uyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca ergenlerin gelecek beklentileri ve okula uyumlarının cinsiyet, okul türü ve lise tercih sebebi değişkenlerine göre incelenmesi de hedeflenmiştir. Bu doğrultuda Doğu Anadolu bölgesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı üç ortaöğretim kurumunda öğrenim görmekte olan 651 öğrenci araştırmaya gönüllü katılım sağlamıştır. Araştırmada veriler Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği, Okula Uyum Ölçeği ve kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırmada 'karşılaştırmalı ilişkisel tarama modeli’ kullanılmıştır. Verilerin analizinde Spearman Sıra Farkları korelasyon analizi, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ergen gelecek beklentilerinin tüm alt boyutları (iş ve eğitim, evlilik ve aile, din ve toplum, sağlık ve yaşam) ile okula uyum arasında düşük düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ergenlerin gelecek beklentilerinin ve okula uyumlarının cinsiyete ve lise tercih sebebine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, ayrıca ergenlerin gelecek beklentilerinin okul türüne göre de farklılaştığı görülmüştür.
Gökçe Karaman Benli
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 294-310; doi:10.33308/26674874.2021351260

Abstract:
Okul öncesi dönem çocukları, daha sık gördükleri ve duydukları için, kendi isimlerini diğer sözcüklerden daha önce öğrenmeye eğilimlidirler. Çocukların isim yazma becerileri, erken okuryazarlık becerileriyle yakından ilişkilidir. Henüz geleneksel harflerle isimlerini yazamayan çocukların, isim yazma becerilerini değerlendirmek ve desteklemek oldukça önemli bir süreçtir. Bu çalışmada, çocukların isim yazma becerilerinin gelişimine, diğer erken okuryazarlık becerileriyle ilişkisine, değerlendirilmesi ve desteklenmesi süreçlerine yer verilerek, okul öncesi dönemde ne anlam ifade ettiğine ilişkin bütüncül bir derleme yapılması amaçlanmıştır. Türkiye’de okul öncesi dönemdeki çocukların isim yazma becerileri daha sık ve ayrıntılı incelenerek, yeni ölçme araçları geliştirilebilir, harf ve alfabeyi algılayışları, ses bilgisel farkındalık becerileri hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olunabilir. Uygun çevresel düzenlemeler ve yetişkin desteğiyle, çocukların isim yazma becerilerinin aşamalı bir şekilde geliştirilebileceği düşünülmektedir.
Adile Emel Sardohan Yıldırım, Burak Bozak
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 154-172; doi:10.33308/26674874.2021351247

Abstract:
Çoklu yetersizliği olan çocukların ailelerine sosyal, eğitim ve sağlık alanlarında destek sunulması ailelerin yaşam kaliteleri üzerinde etkili olan faktörlerden biridir. COVID-19 salgını süresince birçok insanın sosyal izolasyonda olması ve birçok kurum ve kuruluşun farklı çalışma sistemine geçmesi ile birlikte ailelere sunulan destek hizmetlerinin belirlenmesi önemlidir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 sürecinde çoklu yetersizliği olan çocuğa sahip ailelere sunulan sosyal, eğitim ve sağlık desteklerinin belirlenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış ve görüşmeler çevrim içi yapılıp kaydedilmiş ardından betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Çocukları çoklu yetersizliği olan 14 aile araştırmaya katılmıştır. Çalışma grubunun seçiminde ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemleri beraber kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, COVID-19 sürecinin çoklu yetersizliği olan çocukları ve ailelerini olumsuz etkilediği ve bu süreçte ailelere sosyal, eğitim ve sağlık alanlarında gerekli olan desteklerin sunulmadığı ortaya çıkmıştır.
Mualla Nur Dolar, Nihan Koran
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 53-77; doi:10.33308/26674874.2021351241

Abstract:
Bu araştırma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yazılı basınında çocuk içerikli gazete haberlerini, çocuk hakları ve çocukluk imajları doğrultusunda incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde günlük olarak yayınlanan ve siyasi bir partiye ait olmayan 8 gazete oluşturmaktadır. Gazetelerin incelenmesinde doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde, içerik analizi ve çocukluk imajlarının analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, incelenen gazetelerde en fazla adli türdeki haberler bulunmuştur. Çocukların, istismar, ihmal gibi olumsuz durumlarda genellikle mağdur ve kurban temsilleri ile sunuldukları saptanmıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan katılım hakkının, çoğu haberde görmezden gelindiği ve çocukların kendilerini ilgilendiren haber içeriklerine katılımlarının olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların korunma haklarına yönelik çok fazla olumsuz haber elde edilmiştir. Çocukluk imajlarına göre çocukların en fazla ‘masum’ ve ‘kurban’ imajları ile sunuldukları saptanmıştır. Elde edilen bulgular, literatür desteği ile tartışılmıştır. Çalışma, toplumdaki bütün bireylere öneriler ile son bulmuştur.
Neşe Aşkar
Yaşadıkça Eğitim, Volume 35, pp 132-153; doi:10.33308/26674874.2021351236

Abstract:
Araştırmanın amacı, Okul Öncesi Eğitim Programı’nın materyallerini oluşturan Bütünleştirilmiş Aile Destek Eğitim Rehberi (OBADER), Etkinlik Kitabı (2013) ve Öğretmenler İçin Etkinlik Kitabı’ndaki (2018) açık hava etkinliklerinin etkinlik çeşidi, gelişim alanı, konusu, ele aldığı kavramlar, açık havanın etkinlikte konumlanma biçimi gibi değişkenler açısından sistematik olarak incelenmesidir. Çalışmada doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. OBADER’deki 62 etkinlikten bir tanesinin (%1,6), Etkinlik Kitabı’ndaki 40 etkinlikten beş tanesinin (%12,5), Öğretmenler İçin Etkinlik Kitabı‘ndaki 340 etkinlikten 27 tanesinin (%7,9) açık hava etkinliği olduğu belirlenmiştir. Etkinlik kitaplarında açık havada eğitime yer verme düzeyinin bu derece düşük olması gerek alanyazında gerekse programda vurgulanan önemin uygulamaya yansıtılamadığı şeklinde yorumlanabilir. Öncelikli eylem planı dâhilinde, eğitimcilere yön verme ve bu süreçte tutum geliştirme amacıyla, okul öncesi eğitim programının ve uygulamaya dönük materyallerinin daha çok sayıda ve çeşitlilikte açık hava etkinliğiyle zenginleştirilmesi yerinde bir uygulama olacaktır.
Back to Top Top