Academic Perspective Procedia

Journal Information
EISSN : 2667-5862
Current Publisher: Academic Perspective (10.33793)
Total articles ≅ 404
Filter:

Latest articles in this journal

Gülnaziye Özgün, Babak Vaheddoost, Egemen Aras
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 876-885; doi:10.33793/acperpro.03.02.23

Abstract:
İklim değişikliği, tüm dünyayı tehdit etmeye başlayan çok ciddi bir sorundur. İklim değişikliğini belirlemek için kullanılan en önemli kavramlardan birisi kuraklıktır. Kuraklığın temelinde yağışlardaki geçici düşüşler vardır. Küresel iklim değişikliğinin sonucu dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, kuraklık olaylarının sıklığını ve ciddiyetini artırır. Kuraklığın belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınabilmesi için bölgenin ayrıntılı analizi gerekmektedir. Araştırmacılar, kuraklığı saptamak için farklı kuraklık indekslerini kullanmışlardır. Standart Yağış İndeksi (SPI), farklı zaman ölçeklerinde hesapların yapılabildiği ve literatürde en çok kullanılan kuraklık indekslerinden biridir. Bu çalışmada, Bursa ilinde Doğancı Barajı’nın 1982-2013 dönemi için yağış ve debi verisi incelenmiştir. Standart Yağış İndeksi (SPI) yöntemi ile 1, 6, 12, 24 ve 48 aylık zaman periyotları için kuraklık analizi yapılmıştır. Standart Yağış İndeksi (SPI) analizi sonuçlarında, 12 aylık zaman periyodu için yapılan analiz dikkate alınmıştır. 12 aylık analize göre Doğancı Barajı’nın olduğu bölgede kuraklık indekslerine göre bölgenin kuraklık/nemlilik durumu gözlenmiştir. SPI değerleri ile baraja gelen debi ilişkilendirilmiştir. Değerlendirmede kuraklığın etkisiyle baraja gelen debi arasındaki etkileşime bakılmıştır. Kuraklık önlenmesi, iklim değişikliği ve barajlar açısından öneriler sunulmuştur.
Hasan Bozkurt, Havanur Yılmaz
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 893-902; doi:10.33793/acperpro.03.02.25

Abstract:
Ulaşım sisteminde trafik akışının güvenli ve etkin çalışmasında büyük rol oynayan kavşaklar, sınıf düzeylerine, geometrik özelliklerine ve kontrol tiplerine göre sınıflandırılmaktadır. Dönel kavşaklar, ada çevresindeki araçların geçişlerde dairesel yol ve adanın etrafındaki trafiğe öncelik verdiği kavşak türüdür. Dönel kavşakların yapısında ki geometrik elemanlar, dönel kavşağın çalışması, kapasitesi ve güvenliğinde rol oynamaktadır. İyi tasarlanmış bir dönel kavşak, araçların hızlarının dolaşım yolu boyunca sabit kalmasını sağlayarak kavşak güvenliğinin optimize edilmesine yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada, dönel kavşakların geometrik elemanlarının kavşak güvenliği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu derleme çalışmasının amacı daha önce yapılan çalışmalar doğrultusunda kavşakların geometrik eleman tasarımlarının kavşak güvenliği açısından çok önemli olduğunu göstermektir. Çalışma sonucunda, dönel kavşaklarda güvenliği sağlamak için geometrik elemanların birbirleriyle kavşaklarda ve uygun fiziksel boyutlarda tasarlanması gerektiği belirtilmiştir. 
Banu Aydın, Nezih Duru
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 935-940; doi:10.33793/acperpro.03.02.31

Abstract:
Bu bildiride, 29 Ağustos 2005’te Amerika Birleşik Devletleri'nde, Louisiana Eyaleti'nin New Orleans şehri yakınlarından karaya çıkan Katrina Kasırgasının, Pontchartrain Gölü üzerinde yer alan, eyaletler arası otoyol köprüsü Interstate 10'da yarattığı büyük hasar ve akabinde kısa bir sürede köprünün ne şekilde kullanıma açılabildiği anlatılmaktadır. Kıyıya geldiğinde kategori 4 olarak değerlendirilen kasırga, saatte 225 kilometreyi aşan bir hıza sahipti. Kasırga I-10 köprüsünü vurduğunda, beton açıklıklar beton ayaklarından söküldü. Kasırga sebebiyle, ayakların bir kısmı güneye doğru yerinden oynarken, diğerleri gölün içine doğru yıkıldı. Louisiana Eyaleti, bu kritik otoyolun yeniden açılmasını bir öncelik haline getirdi, çünkü gerçekleşmesi gereken büyük toparlanma ve yeniden inşa sürecini desteklemek için acilen bağlantıya ihtiyaç vardı. Bu bildiride, acil durumlarda çok sıklıkla kullanılan modüler köprü çözümü sayesinde, 5 Ocak 2006'da (felaketi takiben 130 gün içinde) yeniden trafiğe açılan köprü sayesinde bölgede yaşanan büyük afetin nasıl yönetilebildiği aktarılmaktadır. 1.3 km uzunluğundaki çok şeritli modüler köprü, 2009 yılı sonuna kadar problemsiz şekilde kullanılmış olup, (toplam uzunluğu 8.7 km olan) yeni köprünün devreye alınması ile demonte edilerek, acil durumlarda kullanılmak üzere bekletilmektedir.
Burak Boz, Egemen Aras, Babak Vaheddoost
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 886-892; doi:10.33793/acperpro.03.02.24

Abstract:
Floods shows an increase both in number and in terms of damages they cause in tropical climates as well as in Turkey which is not located in tropical region. With the increasing population density and unplanned urbanization, life and property losses become inevitable as a result of these floods. In this study, the flood analysis of the section between the beginning and the end of the Sünlük District settlement located on the border of Karadere Stream in the Mustafakemalpaşa District of Bursa Province was assessed. The planning works of the Sünlük Dam on the Karadere Stream, which is intended to provide drinking water and industrial water to the Mustafakemalpaşa and Karacabey Districts of Bursa Province, are continuing by the 1st Regional Directorate of State Hydraulic Works of Turkey (DSI). Flood areas were determined with the help of the HEC-RAS (Hydrologic Engineering Centers River Analysis System) software and applying the Q1000, Q10000 and QMMF (probable maximum flood) flood return period flow rates at the Karadere Stream which obtained from the dam planning studies. It was concluded that the damage caused by QMMF can reach up to 1000000 TL once flood occur.
Hasan Bozkurt, Havanur Yılmaz
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 903-911; doi:10.33793/acperpro.03.02.26

Abstract:
Trafikte güvenlik kavramı trafik kazalarının meydana getirdiği kayıplar sonucunda dünyada ve ülkemizde önem kazanmıştır. Yol güvenlik projelerinin maliyetli olması nedeniyle trafik kazaları sonucunda oluşan kayıpların azaltılması için daha ekonomik ve kullanışlı yöntemlere ihtiyaç duyulmuştur. Bu yöntemlerin en yaygın olanı kaza kara noktalarının belirlenmesidir. Meydana gelen her kazanın yerinin harita üzerinde işaretlenerek en çok işaretleme yapılan yerin kara nokta olarak tespit edilmesi kara nokta belirleme yöntemini oluşturmaktadır. Bu yöntemle kazaların yüksek oranda meydana geldiği yol kesimleri ve kavşak noktaları incelenerek tehlikeli olarak görülen kaza kara noktaları tespit edilmektedir. Bu değerlendirme çalışmasının amacı kaza kara noktalarını meydana getiren durumları ve kara noktaların yaygın olarak görüldüğü yerleri belirlemektir. Daha önce yapılan çalışmalar ışığında kara noktaların nasıl tespit edileceği ve bu kritik noktaların tespitinde kullanılan geleneksel metotları incelemek amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda karayolu güvenliğinin sağlanmasında kara noktaların tespit edilerek gerekli iyileştirmelerin yapılması gerektiği ve bu şekilde meydana gelebilecek kaza oranlarının azaltılarak trafik güvenliğinin artırılabileceği belirtilmiştir.
Ayşe Gülmez, Babak Vaheddoost
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 871-876; doi:10.33793/acperpro.03.02.22

The publisher has not yet granted permission to display this abstract.
Yusuf Ziya Yüksel, Şeref Doğuşcan Akbaş
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 834-840; doi:10.33793/acperpro.03.02.9

Abstract:
İstinat duvarları farklı kotlarda bulunan doğal veya dolgu zeminlerin yanal etkilerinden dolayı oluşan göçmesini engellemek amacıyla kullanılan yapılardır. İstinat duvarları toprak basınç kuvvetleri, duvar ağırlığı, sürşarj yükü, sismik yükler gibi farklı yüklere maruz kalırlar. Bu çalışmada bir konsol istinat duvarına etki eden toprak basınç yükleri DBYBHY ile TBDY yönetmeliklerine hesaplanmış ve her iki yönetmeliğe göre elde edilen sonuçlar kıyaslanmıştır. Sürşarj yükü ile birlikte dinamik durumlarda toprak basınç kuvvetleri DBYBHY ile TBDY yönetmeliklerine göre elde edilmiş, farklı geometrik, yük, zemin ve dinamik parametrelere göre sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmada, her iki yönetmeliğe göre istinat duvarının güvenlik tahkikleri yapılmış ve etraflıca parametrik çalışmalar ile eski ve yeni yönetmeliklerdeki farklar sunulmuştur.
Hümeyra Balta, Naci Çağlar
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 791-801; doi:10.33793/acperpro.03.02.3

The publisher has not yet granted permission to display this abstract.
Elif Toplu, Osman Kırtel
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 950-959; doi:10.33793/acperpro.03.02.33

Abstract:
Patlama ve deprem etkileri zamana bağlı bir davranış göstermekte ve yapı üzerinde farklı etkilere neden olabilmektedir. Ülkemizde yığma türü yapıların kullanımı oldukça yaygındır. Ülkemizde birçok yapı çeşitli nedenlerle kimi zaman iş kazaları sonucunda kimi zaman da terör kaynaklı patlama etkilerine maruz kalabilmektedir. Patlama yüklerinin tahmini ile ilgili nümerik çalışmalara literatürde rastlanılması ile birlikte patlama etkilerinin gelişi güzel ve ağır etkileri geçmişte yaşanan tecrübelerden elde edilen veriler ışığında patlama etkilerinin tahmininde kullanılmasına olanak sağlamıştır. Bu çalışmada yığma türü bir yapının patlama etkileri altında zaman tanım alanında analizi gerçekleştirilmiştir. Patlama etkileri ile ilgili tahmin yürütülmüş ve yapı üzerinde oluşan etkiler değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda nümerik analiz sonuçlarının tahmini verilerle örtüştüğü gözlenmiştir. 
Sema Kuru, Naci Çağlar
Academic Perspective Procedia, Volume 3, pp 802-813; doi:10.33793/acperpro.03.02.4

Abstract:
Geçmişten bugüne yaşanan depremlerde verdiğimiz kayıplar deprem gerçeğini gözler önüne sermiştir. Özellikle 1999 Marmara depremi sonrasında mevcut yapıların güvenilirliği ciddi şekilde sorgulanmaya başlanmıştır. Yapıların genellikle zemin kat yükseklikleri ticari bir takım amaçlardan dolayı diğer katlara göre daha yüksek inşa edilmektedir. Bu da binada yumuşak kat oluşumuna sebebiyet vermektedir. Bu çalışmada zemin kat yüksekliğinin yapının deprem performansına etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 1998 yılı öncesi inşa edilmiş ve halen mevcut durumda bulunan yapıları temsil etmek üzere zemin kat yüksekliği 2.8m, 3.5m ve 4.5m olan 3 yapı modeli oluşturulmuştur. 2019 TBDY kapsamında, yumuşak kat düzensizliği dikkate alınarak SAP2000 sonlu elemanlar programı yardımıyla oluşturulan modellerin zaman tanım alanında doğrusal olmayan dinamik analizleri yapılarak, her model için analiz sonucunda  taşıyıcı elemanların hasar durumları ayrı ayrı değerlendirilmiş, deprem performansı belirlenmeye çalışılmıştır.
Back to Top Top