Academic Perspective Procedia

Journal Information
EISSN : 2667-5862
Published by: Academic Perspective (10.33793)
Total articles ≅ 405
Filter:

Latest articles in this journal

Muhammed Kürşad Uçar
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 37-47; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.8

Abstract:
Amaç ve Kapsam: Hipertansiyon hastalarında tansiyonun gün içerisinde takip edilmesi ve ilaç tedavisi ile kontrol alınması hayati öneme sahiptir. Hipertansiyonun takibi sürekli kan basıncı takibi sistemleri ile yapılabilir. Ancak bu cihazların vücuda verdiği rahatsızlığı gidermek için yeni teknolojilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda, çalışmanın amacı holter cihazlarına entegre edilebilir, Elektrokardiyografi (EKG) sinyali tabanlı kan basıncı ölçme yazılım sürecinin geliştirmektir. Materyal ve Metot: Çalışmada, açık kaynak paylaşımlı, beş sağlıklı bireyin üç günlük ortalama 6’şar saatlik fiziksel aktivite sırasında EKG sinyali ve kan basıncı kayıtları kullanılmıştır. Çalışmada EKG sinyali filtrelenerek 10 saniyelik epoklara ayrılmıştır. 19897 epoktan 25 adet zaman domeninde özellik çıkarılmıştır. Çıkarılan özellikler ile makine öğrenmesi tabanlı Sistolik (Büyük) ve Diastolik (Küçük) kan basıncı tahmin modelleri geliştirilmiştir. Sonuçlar: Sistolik ve diastolik kan basıncı tahmin modelleri R ve MSE performans değerleri sırasıyla 1, 0,0112 ve 1, 0,0054 olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre makine algoritmaları tabanlı sistolik ve diastolik kan basıncının hesaplanabileceği ve Holter gibi vücuda daha az rahatsızlık veren cihazlara yazılımsal olarak entegre edilebileceği değerlendirilmektedir.
Mahir Alhusni, Zehra Şule Garip
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 28-37; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.7

Abstract:
Ülkemizde nüfus yoğunluğu genel olarak depremselliğin etkili olduğu bölgelerde görülmektedir. Günümüze kadar çok sayıda orta ve büyük şiddetli depremler meydana gelmiştir ve istenmeyen oranda can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Bu nedenle deprem etkisine maruz kalacak olan betonarme binaların tasarımında yeterli dayanımın sağlanması ve bunun yanında ekonomi ve konforun da dikkate alınması gerekmektedir. Nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde yatay mimarinin dikkate alınmasının ekonomik açıdan zorluk çıkarması nedeniyle dikey mimari tercih edilmektedir. TBDY2018 yönetmeliğine göre bu tarz yüksek binaların tasarımında özel esaslar yer almaktadır. Bu çalışmada betonarme yüksek bir binanın yeterli dayanımı sağlayacak şekilde tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tasarım aşamasında uyulması gereken kuralların detaylandırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle betonarme bina modeli ETABS2019 bilgisayar paket programı yardımıyla oluşturulmuş ve zaman tanım alanındaki doğrusal olmayan analizleri FNA (Fast Nonlinear Analysis) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerden elde edilen veriler grafikler ve tablolar halinde sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Tasarlanan betonarme bina modelinin yönetmelikte istenen kriterleri ve performans hedefini sağladığı görülmüştür. Çalışmanın bir sonraki aşamasında doğrudan integrasyon yöntemi kullanılarak değerlendirme yapılacaktır.
Furkan Celtik, Enes Kilic, Mustafa Ozgur Bora, Ekrem Altuncu
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 101-110; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.20

Abstract:
Polymeric textile cords, steel cords and steel cables are mainly reinforcing materials that are used in tire production. Polymeric textile cords such as Polyester (PEs), Nylon, Aramid and Rayon are commonly treated with bi-functional resorcinol formaldehyde latex (RFL) to obtain desired adhesion to rubber matrix. PEs cords are known as their poor adhesion to both RFL and rubber compounds due to limited reactivity on the surface and poor reaction extent between methylol and hydroxyl groups of RFL. Increasing carboxyl content on PEs surface or in the rubber compound is one of the best strategies to overcome this adhesion problem. Liquid rubbers, which can co-vulcanize with solid rubbers, are also strong alternatives of process oils with their excellent plasticizing effect without deterioration in mechanical properties of the resulting material. Co-vulcanization also improves the stability of this additive and prevents possible bleeding and migration during service life of the tire. In this study, carboxylated grafted liquid isoprene rubber has been incorporated to rubber compound to improve adhesion in PEs-RFL-Rubber ternary system. Rheological and dynamic-mechanical properties of reactive liquid rubber containing tire rubber compounds have been evaluated extensively, as well as H-adhesion behaviour of PEs cord-rubber composite matrix.
Recep Akyüz, Ekrem Altuncu, Ozan Demirdalmiş, Bilgi Çengelli
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 205-211; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.31

Abstract:
Braking is a process which transform the kinetic energy of the rotor into heat energy. During the braking phase, the frictional heat generated at the interface rotor–pad can lead to high temperatures (> 600 oC). In long-term frequent use of braking, increased temperature causes disc distortions, heat cracks, and causes degradation of the pad material. This creates a risk in the reduction of rotor-pad interface friction and loss of brake performance under safe driving conditions. In this study, the thermal monitoring of the thermal spray coated rotor was investigated and the variation of the friction coefficient and wear related thickness were measured. In addition, changes in torque forces at increasing temperatures were also evaluated.
Mehmet Akif Koç
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 119-128; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.22

Abstract:
In this study 3-DOF quarter car model with the three bumps on the rigid road, the assumption has been modeled with the non-random irregularity. To reduce the excessive vibrations occurred on the vehicle body, an active suspension system with the linear actuator has been considered. Moreover, to control this actuator, an adaptive neuro-fuzzy algorithm is designed. The training and testing data of the ANFIS has been obtained from Proportional Integral Derivative (PID) control algorithm. After that the successful training process, a testing procedure has been applied to ANFIS for the measure of the adaptive neuro-fuzzy system with data that are not considered in the training process. Then, the performance of the ANFIS is compared by the PID algorithm and passive suspension system in terms of vehicle body vertical acceleration, vehicle body vertical displacement, and control force. The road model used in the study has been modeled according to non-random road profile mathematical formulation considering periodical and discrete road profile cases. In this formulation, one can easily determine the height, width, and number of the road defect with the series mathematical formulation. Consequently, with the results obtained from the presented study, it is proven that ANFIS is a very effective controlling algorithm to suppress vibration occurred on the vehicle body due to vehicle road interaction. Furthermore, the performance of the ANFIS has been tested with different parameters, for example, different number membership functions (MF), which used the fuzzification of the input parameters.
Mehmet Oytun Sarıfakıoğlu, Özgün Yılmaz
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 316-324; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.48

Abstract:
Bu çalışmada el yazısını dijital yazıya dönüştüren bir mobil uygulama anlatılmaktadır. Kullanıcıların akıllı telefonlarını kullanarak el yazısı ile aldıkları notları dijital ortama kolaylıkla aktarmaları amaçlanmaktadır. Bu uygulama bir yazı görüntüsünü akıllı telefonun galerisinden veya kamera aracılığı ile girdi olarak almaktadır. Uygulama istemci sunucu mimarisinde tasarlanmıştır ve uygulama arayüzünde seçilmiş olan fotoğraf, sunucuda bulunan bir derin öğrenme modeli aracılığıyla dijital metne çevrilmekte ve sonuçlar istemciye (mobil uygulamaya) gönderilmektedir. Sunucu tarafı Python programlama dili ve Flask çerçevesi ile geliştirilmiştir. Mobil uygulama, Dart programlama dili ile Flutter platformunda gerçekleştirilmiştir. Bu sayede iOS ve Android platformlarını desteklemektedir ve daha fazla kullanıcının bu uygulamaya erişebilmesi sağlanmıştır. Bu uygulama ile yazılı kaynaklar hızlı ve etkin bir şekilde dijital ortama aktarılabilir.
Ismail Kalkan, Murat Şahin, Gökhan Tımaç
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 380-389; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.59

Abstract:
Tahribatsız muayene teknikleri; işletme şartlarında stratejik veya teknolojik öneme sahip ve genelde endüstriyel uygulamalarda kullanılan malzemelerin üretim, kullanım veya işletme aşamasında ki süreçlerde oluşabilecek gözenek, korozyon, çatlak, aşınma, deformasyon, vb. kusur veya bozulmaların maddi kayıplara veya iş kazalarına sebep olmasını engellemek amacıyla bu kusurların bulunduğu malzeme veya bölgeleri, belirli standartlara ve disiplinlere bağlı kalmak şartıyla önceden tespit etmek amacıyla kullanılan tekniklerdir. Tahribatsız muayene yöntemiyle muayene edilen malzemeler kesinlikle deforme olmamakta ve muayene sonrasında da eskisi gibi kullanılmaya devam edilmektedir. Bu çalışmamızdaki amacımız; doğalgazdan elektrik üreten enerji santrallerinde yer alan buhar kazanlarının, TS EN 9712 standardı esas alınarak yetkilendirilmiş personellerce görsel muayene tabanlı olarak periyodik kontrollerinin yapılması ve elde edilen verilerin de ultrasonik ölçümlerle desteklenerek yorumlanabilmesidir. Bu sayede sektörde faaliyet gösteren veya göstermek isteyen tekniker veya mühendislerin NDT hizmeti, inspection hizmeti ya da önleyici ve kestirimci bakım çalışmalarına yönelik kaynak oluşturmak ayrıca yaptıkları çalışmaları raporlayabilmelerine yardımcı olabilmektir. Bu sayede literatürde yeterince yayın olmadığı için kaynak temini de sağlanması hedeflenmiştir.
Ekrem Altuncu, Enis Türkmen, Oğulcan Kabakcı
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 240-247; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.36

Abstract:
Alüminyum alaşımları havacılık, uzay, savunma ve otomotiv endüstrisinde konstrüksiyonlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Alüminyum alaşımlarının kaynağında sıkça karşılaşılan problemlerin başında gaz boşlukları, çatlak ve çarpılmalardır. Farklı boyut, form ve yoğunlukta gaz porozitesi olması durumunda kaynak bölgesinden arzulanan mukavemet elde edilememektedir. Alüminyum alaşımlarınn yüzeyinde kendiliğinden oluşan oksit tabakası kaynak kabiliyetini kontrol etmekte ve zorlaştırmaktadır. Bu nedenle kaynak işlemi öncesi yüzey işlemler (kimyasal ve mekanik) önem kazanmaktadır. Bu çalışmada farklı kalınlıklarda 5083 (Al-Mg alaşımı) alaşımı plakaların kaynağı öncesinde uygulanan yüzey işlemler sonucunda kaynak kontrolü ve muayenesi tahribatsız yöntemler ile gerçekleştirilmiştir. Test sonuçları karşılaştırmalı olarak tartışılmakta ve irdelenmektedir.
Ali Galip Mumcu, Atakan Avcı
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 212-222; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.32

Abstract:
Bir siklon ayırıcıda düşük basınç düşüşü ve yüksek partikül tutma verimi gerçekleşmesi istenir. Bu bakımdan siklon ayırıcıların performanslarının tayininde kritik çap önemli bir parametredir. Performansa etkiyen önemli parametrelerden biri de hızdır. Bu çalışmada giriş hızı değişiminin etkisini tahmin için kullanılan ve literatürde mevcut matematik modellerden 10 tanesi yine literatürde mevcut hız değişimini inceleyen yaklaşık 120 farklı deneysel veri esas alınarak incelenmiştir. Hız değişimi etkisinde matematiksel model hesaplamaları ile elde edilen kritik çap değerleri ve değişim oranları ile deneysel çalışmalarda verilen kritik çap değerleri ve değişim oranları kıyaslanmıştır. Sonuçta kritik çapın hızın karekökünden daha hızlı değişim gösterdiği görülmüştür. Buna göre kritik çap tahmininde hızın etkisi açısından hıza bağlı ilave terimler içeren veya sürtünme kayıplarındaki değişimi dikkate alan modellerin daha duyarlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Ekrem Altuncu, Bora Yıldız, Ozan Koyuncu
Academic Perspective Procedia, Volume 4, pp 257-264; https://doi.org/10.33793/acperpro.04.01.39

Abstract:
The continuous electrolytic copper plating process traditionally includes degreasing and acid baths before copper plating baths. These baths add difficult-to-control parameters to the process. Besides they contain various alkaline chemicals and acids that are harmful to the environment. The plasma surface treatment is a controllable alternative surface cleaning method which is used in various fields. Also it can be used for surface activation to improve plating performance. Another important aspect of the plasma process is its environmental friendliness. It has a high potential to make plating preparation stages environmentally friendly and efficient. In this study a plasma surface treatment system is attached on a traditional copper plating line which is used for cold rolled low carbon steel sheets. It was determined that plasma surface treatment had a positive effect on the quality of copper plating.
Back to Top Top