Mediterranean Journal of Educational Research

Journal Information
ISSN : 13090682
Current Publisher: Pen Academic Publishing (10.29329)
Total articles ≅ 122
Filter:

Latest articles in this journal

Mediterranean Journal of Educational Research; doi:10.29329/mjer

Mehmet Hilmi Koç, Istanbul Büyükşehir Belediyesi
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 53-74; doi:10.29329/mjer.2019.210.4

Ayşegül Evren Yapıcıoğlu, Nebiye Korkmaz, Muğla Sıtkı Koçman University
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 400-420; doi:10.29329/mjer.2019.210.21

Abstract:Bir ortam, bir kişi, bir nesne veya meslek grubu olsun, herhangi bir şeye yüklediğimiz anlamlar, ona verdiğimiz değeri, olumlu veya olumsuz duyguyu, tutumu ifade etmenin bir şeklidir. Metaforlar, psikolojiden eğitime kadar birçok alan için önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Metaforlar aracılığıyla bireylerin değerleri, duyguları ve düşünceleri araştırılır. Bu çalışmada, Fen Bilimleri ve Matematik öğretmen adaylarının fene ve matematiğe yönelik algılarının metaforlar aracılığı ile keşfedilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomolojik (olgubilim) desen türü kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ise Türkiye’nin Ege Bölgesinde ki bir devlet üniversitesinde, Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenimlerini sürdüren 84 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda fen bilimleri ve matematik öğretmen adaylarının fen kavramına yönelik 69, matematik kavramına yönelik ise 66 farklı metafor kullandıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda her iki kavram yönelik ulaşılan temalarda ise benzerlikler bulunmaktadır. Ancak ulaşılan temalarda matematik kavramında, fen kavramının aksine daha fazla olumsuz algı mevcuttur. Araştırma sonucunda ulaşılan bir diğer ilginç sonuç ise öğretmen adaylarının çoğunluğunun fen ve matematiği birbirinden ayrık ve ilişkisiz iki kavram olarak algılamalarıdır. Displinlerarası öğrenme ve öğretim yaklaşımlarının önem kazandığı günümüzde, öğretmen adaylarının bu algısı beklenmedik bir sonuçtur.
Derya Akbaş, Adnan Menderes University, Nilüfer Kahraman, Gazi University
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 356-382; doi:10.29329/mjer.2019.210.19

Abstract:Eğitim programlarının hedeflerine ulaşmadaki başarıları, içerdikleri izleme, koruma ve müdahale, plan ve uygulamaların, bu programlardaki öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını karşılamadaki başarıları ile doğru orantılı olacaktır. Öğrencilerin farklı gereksinimlere sahip olmalarından kaynaklanan kategorik farklılıkları yansıtabilecek grup değişkenlerinin tanımlanması ve içerdikleri alt grupların belirlenmesi bu anlamda oldukça önemlidir. Bu çalışmada, öğrenci gruplarında oluşabilecek olan niteliksel farklılıkların kategorik değişkenler olarak tanımlanmasında ve test edilmesinde kullanılabilecek istatistiksel bir yöntem olan örtük sınıf analizine odaklanılmıştır. Öğretmen adaylarının psikolojik dayanıklılık alt gruplarının çalışıldığı bir araştırma üzerinden, öğrenci gruplarında var olduğu düşünülen ancak henüz tanımlanmamış kategorik farklılıkların örtük sınıf analizi modelleri ile nasıl çalışılabileceği uygulamalı olarak örneklendirilmiştir. Örtük sınıf analizinin nasıl yapılabileceği, (1) analiz öncesi, (2) analiz ve (3) analiz sonrası olmak üzere üç parçaya ayrılarak aşamalı olarak anlatılmıştır. Son aşamada, elde edilen bulguların teorik bilgiler ile birlikte yorumlanmasının öneminin altı çizilmiş ve örnek uygulama verileri için bulunan dört alt dayanıklılık grubunun, ilgili literatürde geçen ve bireylerin dayanıklılık türlerini savunmasızlık, yeterlik, dayanıklılık ve uyumsuzluk olarak dört ayrı kategoride ele alan teorik bakış açısı ile beraber tartışılmasının getirdiği yorumsal derinliğe vurgu yapılmıştır. Bulguların geçerlilik argümanlarının desteklemesi açısından ikincil değişkenlerin kullanılmasının getireceği potansiyel katkı, sosyal desteği daha yüksek olan bireylerin psikolojik dayanıklılık bakımından daha güçlü bir profil çizen dayanıklılık ve yeterlik gruplarında yer almalarının daha olası olduğu bulgusu ile örneklendirilmiştir. Bu çalışma, hem örtük sınıf analizinin ölçme ve değerlendirme araştırmalarında daha çok yer alabilmesi için araştırmacılara kısa bir kullanım rehberi sunmakta, hem de elde edilecek bulguların kuramsal bilgilerle sentezlenerek, yapılacak geçerlilik argümanlarını zenginleştirmede nasıl kullanılabileceğini örneklendirmektedir.
Neşe Dokumacı Sütçü, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 296-315; doi:10.29329/mjer.2019.210.16

Abstract:Bu araştırmada, öğretmen adaylarının uzamsal yetenek ve uzamsal yetenek öz-değerlendirme düzeylerinin incelenmesi; "cinsiyet" ve "anabilim dalı" değişkenlerinin tek tek ve ortak etkileri açısından değerlendirilmesi ve arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Betimsel ve ilişkisel araştırma deseninde tasarlanan araştırma, 302 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler “Uzamsal Yetenek Testi” ve “Uzamsal Yetenek Öz-Değerlendirme Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, İki Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelâsyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada, öğretmen adaylarının uzamsal yetenek puan ortalamalarının orta düzeyde olduğu; cinsiyet değişkeninin öğretmen adaylarının uzamsal yetenek puan ortalamaları üzerinde temel etkisi anlamlı bulunmasına rağmen anabilim dalı değişkeninin uzamsal yetenek puan ortalamaları üzerinde temel etkisi ve cinsiyet ile anabilim dalı değişkenlerinin uzamsal yetenek puan ortalamaları üzerinde ortak etkisi anlamlı bulunmamıştır. Bununla birlikte, öğretmen adaylarının uzamsal yetenek öz-değerlendirme puan ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu; cinsiyet ve anabilim dalı değişkenlerinin öğretmen adaylarının uzamsal yetenek puan ortalamaları üzerinde temel etkileri anlamlı olmasına rağmen cinsiyet ile anabilim dalı değişkenlerinin uzamsal yetenek öz-değerlendirme puan ortalamaları üzerinde ortak etkisi anlamlı bulunmamıştır. Dahası, öğretmen adaylarının uzamsal yetenekleri ile uzamsal yetenek öz-değerlendirmeleri arasında pozitif, anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Mustafa ÖZGENEL, Eğitim Fakültesi
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 228-251; doi:10.29329/mjer.2019.210.13

Abstract:Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin denetim modellerine ilişkin tutumlarını belirlemek için geçerli ve güvenilir Likert türü bir ölçme aracı geliştirmek ve elde edilen veriler ışığında ölçme aracını tanıtmaktır. Araştırmada İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Anadolu ve Avrupa Yakasında devlet okullarında görev yapan 3 farklı çalışma grubundan veri toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde; verilerin normallik dağıldığı, Bartlett Küresellik Testi ve Kaiser-Meyer-Olkin Testi değerlerinin faktör analizine uygun olduğu görülmüştür. Açımlayıcı faktör analizleri sonucunda 25 maddelik ve 5 faktörlü yapı elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizinde uyum indekslerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu tespit edilmiştir (χ²/sd=1.838; CFI=.930; RMSEA=.058; RMR=.031; SRMR=.048). Yapılan analizlerde ölçeğin güvenirliği incelendiğinde Sanatsal Denetim güvenirlik katsayısı 0.86, Klinik Denetim Modeli güvenirlik katsayısı 0.80, Gelişimsel Denetim Modeli güvenirlik katsayısı 0.77, Farklılaştırılmış Denetim Modeli güvenirlik katsayısı 0.81, Bilimsel Denetim Modeli güvenirlik katsayısı 0.66 ve genel güvenirlik katsayısı 0.86 olarak hesaplanmıştır. %27’lik alt-üst bağımsız gruplar t testi sonucunda faktörlerin ayırt edici olduğu saptanmıştır. Test-tekrar test uygulama sonucunda, denetim modellerinin korelasyon katsayıları anlamlı bulunmuştur (p<.01). Bulgular sonucunda 5 alt boyuttan oluşan 5’li Likert tipinde hazırlanan “Denetim Modelleri Ölçeği” olarak adlandırılan ölçeğin, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu tespit edilmiştir.
İrem Namlı Altıntaş, Süleyman Demirel Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Hüseyin Mertol, Ömer Çelikkol, Süleyman Demirel Üniversitesi
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 157-171; doi:10.29329/mjer.2019.210.9

Abstract:Bu araştırmada 6 ve 7. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerlerden hangilerinin Ömer Seyfettin’in hikâyelerinde hangi sıklıkla verilmeye çalışıldığı ve Ömer Seyfettin’in bu değerleri nasıl aktardığı analiz edilmeye çalışılmıştır. Doküman analizi ve içerik analizi yöntemlerinin kullanıldığı bu araştırmanın verileri Ömer Seyfettin’in yazdığı on beş adet hikâyeden elde edilmiştir. Analizlerin sonucunda Ömer Seyfettin’in hikâyelerinde aktarmaya çalıştığı değerlerin sosyal bilgiler 6-7. sınıf öğretim programındaki değerlerle örtüştüğü ve Ömer Seyfettin’in özellikle Osmanlı Devleti’nin son döneminde ve Millî Mücadele yıllarında Türk halkını özellikle de Türk gençliğini bilinçlendirmek için hikâyelerinde yer verdiği değerlerin 21. yüzyılın nitelikli gençlerini yetiştirmek için oluşturulan öğretim programlarında da yer aldığı ve bu değerlerin genç bireylere kazandırılmasının önemi ortaya çıkmaktadır.
Nermin Çiftçi Arıdağ, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Sedef Ünsal Seydooğulları, Cahit Elginkan Anadolu Lisesi
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 465-478; doi:10.29329/mjer.2019.210.24

Abstract:Bu araştırmada lise öğrencilerinin okula bağlılığı, "Okul Tanıtım Programı" na katılan ve katılmayan gruplar açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan atama yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmaya, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Kağıthane ilçesindeki bir imam hatip lisesinde eğitim görmekte olan 72 dokuzuncu sınıf kız öğrenci katılmıştır. Veriler, Türkçe'ye uyarlamasını Savi’nin (2011) yapmış olduğu “Çocuk ve Ergenlerde Okula Bağlanma Ölçeği” ve araştırmacıların oluşturduğu “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Okul numaralarına göre sıralanan öğrenciler tam ortadan ayrılarak ilk 36 öğrenci deney grubunu, ikinci 36 öğrenci kontrol grubunu oluşturmuştur. İçeriği araştırmacılar tarafından hazırlanan, öğrencilerin devam ettikleri okulu tanımalarını sağlamaya yönelik bilgilendirme programı uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra her iki gruba “Çocuk ve Ergenlerde Okula Bağlanma Ölçeği” verilmiştir. Grupların öntest-sontest puan ortalamaları t testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile karşılaştırılmıştır. Kontrol grubu öntest =46.14) ve sontest ( =46.0) puanları anlamlı bir farklılık göstermezken, deney grubunun ön test ( =60.28) ve sontest ( =68.08) puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu görülmüştür (t70=9.34, p<.05). Son testler karşılaştırılırken fark analizine başvurulmuştur. Fark analizinden sonra deney ve kontrol grupları öntest ve sontest puanları arasında görülen farkın anlamlılığı için t-testi kullanılmış ve deney grubunun öntest- sontest fark puanları ortalaması ( =7.80) kontrol grubunun öntest-sontest fark puanı ortalamasına ( =-.14) göre anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Deney grubunun öntest-sontest puan ortalamasının kontrol grubuna göre anlamlı bir şekilde yükselmesi ve grupların öntest- sontest fark puanları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık olması okul tanıtım programına katılmanın öğrencilerin okula bağlanma düzeylerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Mustafa Aydın Başar, Eğitim Fakültesi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Seda Şayan Kösem, Milli Eğitim Bakanlığı
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 383-399; doi:10.29329/mjer.2019.210.20

Abstract:Bilgi toplumunda, birçok meslekte bilgi temelli becerilerin önemi ve gereği her geçen gün arttırmaktadır. 21. yüzyıl yaşam ve meslek becerileri için lisans eğitimi yetersiz kalmakta, lisansüstü eğitim bir ihtiyaç hatta zorunluluk halini almaktadır. Yeterli olmamakla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da çeşitli uygulamalar ile lisansüstü eğitimi özendirilen, öğretmenlik kariyer basamaklarında yükselme vb. uygulamalar bulunmaktadır. Lisansüstü eğitimlerde kazanılan yeterliliklerin iş yaşamına aktarılması, somut etkinin gözlenmesi, iş doyumu kadar yaşam doyumunu sağlamada da önemli düzeyde etkileyecektir. Çalışmanın amacı, lisansüstü eğitimi alan bireylerin aldıkları eğitimle kazandıkları yeterlikleri mesleki çalışmalarına ve uygulamalarına yansıtma düzeyleri ile iş ve yaşam doyumuna etkisini saptamaktır. İlişkisel tarama modelinde ele alınan çalışma, ÇOMÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi dalında lisansüstü eğitim alan ve öğretmenlik vd. görevlerde bulunan 583 (2010-2017) mezun çalışma evrenini oluşturmuştur. Bunlardan iletişim bilgileri aktif olan 285 mezundan ulaşılabilen 108 lisansüstü eğitim mezunu örneklem grubunu oluşturmuştur. Lisansüstü eğitim kazanımlarının mesleki uygulamalara yansıtılması; iş doyumu ve yaşam doyumuna etkileri, mezunların yaş, meslekler ve cinsiyetleri açısından anlamlı bir farklılaşma çıkarmamıştır. Kurumların, lisansüstü eğitim alan çalışanlarına yönelik özlük hakları ve yükselme olanaklarına yönelik düzenlemeleri; üniversitelerin, lisansüstü eğitim programlarını bilim dalları olarak yaygınlaştırmaları, nitelik ve nicelik olarak geliştirmeleri önerileri sunulmuştur.
Pınar Bilasa, Gazi University
Mediterranean Journal of Educational Research, Volume 13, pp 121-137; doi:10.29329/mjer.2019.210.7

Abstract:The aim of this study is to determine the attidues of the students of Gazi Faculty of Education in Gazi University to Curriculum Development and Instruction (CDI) course. The research was designed based on survey model. The target population of the study consists of 65 prospective teachers studying in the department of Biology, Physics, Chemistry, Mathematics Education, Turkish Language and Literature in Gazi Faculty of Education in Gazi University in the spring term of 2018-2019 academic year. In the research, “Attitude Scale for Curriculum Development and Instruction Course”, which had been developed by Oğuz in 2012, and included 30 items and 3 subdimensions (contradiction, interest and appreciation) was used. In data analysis, frequency, percentage, Kolmogorov-Smirnov Z Test, Shapiro-Wilk Test, median, arithmetic mean, independent samples t-test, Kruskall Wallis H test, Mann Whitney U Test were used. In the result of the study, it was seen that all the prospective teachers had medium-level attitude to CDI course. Moreover, it was determined that the prospective teachers highly appreciated the course and were interested in it in a medium level although they had medium contradiction attitude to the course. On the issue of what can be done so as to enable prospective teachers to have high-level positive attitudes to CDI course, opinions of prospective teachers and instructors can be received.