Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi

Journal Information
ISSN : 1300-3119
Total articles ≅ 124
Filter:

Latest articles in this journal

Mahdi Norouzi, Refik Çabuk, Görkem Aybars Balci, Hakan As, Özgür Özkaya
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi; https://doi.org/10.17644/sbd.931304

Abstract:
Critical power (CP) varies up to 5-20% depending on the preferred mathematical model and different time to exhaustion intervals. Those differentiation rates related to CP estimations cause some contradictory results. The aim of this study was to evaluate relationship between CP predictions obtained from three different exhaustion approach (short: 2-10; medium: 2-15; long: 2-20 minutes) using five mathematical models (linear total work (CP1), linear 1/time (CP2), nonlinear 2-parameter (CP3), nonlinear 3-parameter (CP4), and exponential (CP5)), and other indices such as maximal lactate steady state (MLSS), ventilatory threshold (VT), respiratory compensation point (RCP) and critical threshold (CT). 10 well trained male cyclists voluntarily participated in the study. VT and RCP levels of the athletes were determined by incremental ramp tests. Constant work rate exercises were applied on different days to determine maximal oxygen uptake, peak power output, MLSS, CT and CP. Obtained data were tested by validity analysis. As mathematical models and exhaustion intervals changed, the CP predictions varied up to 20%. Except the CP4, other CP estimations were higher than the work rates corresponding to the MLSS and VT (p≤0.05). The CP5, which was estimated by short exhaustion interval, corresponded to the work rates belonging to the CT and RCP (p>0.05; standard error of estimate ~4% and r>0.95). Regardless of the preferred exhaustion interval, CP predictions obtained from the other mathematical models were insufficient to estimate any of anaerobic threshold indices (p>0.05). As a result, the CP5 estimated by short exhaustion interval can be used to predict the work rates corresponded to the CT and RCP. It was not appropriate to estimate the other threshold intensities by the CP. Kritik güç (KG) düzeyi, tercih edilen matematiksel model ve farklı tükenme zaman aralıklarına bağlı olarak %5-20 oranında farklılaşır. Bu oranlarda farklılaşan tahminler, KG ile ilişkili bir takım çelişkili sonuçlar yaratır. Bu çalışmanın amacı üç farklı tükenme aralığı (kısa: 2-10; orta: 2-15; uzun: 2-20 dakika) kullanılarak, her bir aralık için beş farklı matematiksel model (doğrusal toplam iş (KG1), doğrusal 1/zaman (KG2), doğrusal olmayan 2-parametreli (KG3), doğrusal olmayan 3-parametreli (KG4), ve üstel (KG5)), yoluyla elde edilen KG tahminlerinden hangisi ya da hangilerinin maksimal laktat dengesi (MLD), ventilasyon eşiği (VE), solunumsal kompenzasyon noktası (SKN) ve/veya kritik eşikle (KE) ilişkili olduğunu değerlendirmektir. Çalışmaya 10 iyi antrene erkek bisiklet sporcusu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların VE ve SKN düzeyleri kademeli rampa testleriyle belirlendi. Maksimal oksijen kullanımı, zirve güç çıktısı, MLD, KE ve KG’yi hesaplamak için farklı günlerde sabit yüklü testler uygulandı. Elde edilen veriler geçerlilik analizleri ile sınandı. Kullanılan matematiksel model ve tükenme aralıkları değiştikçe elde edilen KG düzeyleri %20’ye kadar farklılaştı. KG4 dışındaki diğer KG düzeyleri MLD ve VE’ye karşılık gelen iş oranlarından daha yüksekti (p≤0,05). Kısa tükenme aralıklarıyla bulunan KG5 değeri, KE ve SKN iş oranlarına karşılık geldi (p>0,05; tahmini standart hata ~%4 ve r>0,95). Tercih edilen tükenme aralığı fark etmeksizin diğer matematiksel modellerden elde edilen KG’ler herhangi bir anaerobik eşik indeksini tahmin etmede yetersizdi (p>0,05). Sonuç olarak, yalnızca kısa tükenme aralığıyla belirlenen KG5 düzeyinin, KE ve SKN iş oranlarını tahmin etmede kullanılabileceği gösterildi. Diğer eşik indekslerinin KG yoluyla tahmin edilmesi uygun değildi.
Ebubekir Aksay
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi; https://doi.org/10.17644/sbd.833283

Abstract:
The aim of the study is to compare the Senior Fitness Test (SFT) results of older adults aged 60 to 94 with body mass index (BMI) and the obtained STF results by age groups and gender with standard norm values. A total of 273 older adult aged between 60-94 participated in the study. 151 (71 women, 80 men) older adult with BMI values below 25 kg / m2 constituted the normal weight group and 122 (70 women, 52 men) older adults with BMI values above 25 kg / m2 constituted the overweight group. In the study, SFT, which consists of six different test parameters and measures muscle strength, aerobic endurance, agility/dynamic balance and flexibility, and can be applied in a short time without the need for medical examination was used. Since the data analyzed for skewness - kurtosis and normality analysis showed normal distribution, the independent sample t-test was used in the comparison of two independent groups, one-way analysis of variance in the comparison of more than two independent groups, and the Bonferroni test, one of the post-hoc tests, to determine the reason of the difference in source. The data obtained show that the performance decreases with the increasing age, the decline reaches the upper level especially in the group above the age of 70, and there is a statistically significant difference between the groups in terms of leg strength, arm strength, endurance and flexibility with increasing age (p Bu çalışmanın birinci amacı 60 – 94 yaş arası yaşlı yetişkinlerin Senior Fitness Test (SFT) sonuçlarının Vücut Kütle İndeksi (VKİ) ve yaş gruplarında cinsiyete göre, ikinci amacı elde edilen STF sonuçlarının standart norm değerleri ile karşılaştırmasıdır. Araştırmaya yaşları 60-94 arasında olan toplam 273 yaşlı yetişkin birey katılmıştır. VKİ değerleri 25 kg/m2 altında olan 151 (71 kadın, 80 erkek) birey normal kilolu ve 25 kg/m2 üzeri olan 122 (70 kadın, 52 erkek) birey fazla kilolu grubunu oluşturmuştur. Çalışmada tıbbi muayene gerekmeden kısa sürede uygulanabilen kas kuvveti, aerobik dayanıklılık, çeviklik/dinamik denge ve esneklik ölçümleri yapan ve altı farklı test parametresinden oluşan SFT kullanılmıştır. Çarpıklık – basıklık değerleri ile normallik analizi yapılan veriler normal dağılım gösterdiği için bağımsız iki grup karşılaştırmasında bağımsız örneklem t-testi, bağımsız ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi ve yaş grupları arasındaki farkın kaynağının belirlenmesi için post hoc testlerinden Bonferroni testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler esneklik gerektiren testlerde kadınların daha yüksek değerlere ulaştığını, kuvvet, dayanıklılık, çeviklik/beceri gerektiren testlerde erkeklerin ölçüm değerlerinin daha yüksek olduğunu, ilerleyen yaş ile beraber incelenen performans değerlerinin düştüğünü, düşüşün özellikle 70 yaş üzeri gurupta üst seviyeye ulaştığını, bacak kuvveti, kol kuvveti, dayanaklılık ve esneklik özelliklerinde artan yaş ile birlikte normal ve fazla kilolu gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık olduğunu göstermektedir (p
Aysu Ayhan, Selen Müftüoğlu, Beril Köse
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi; https://doi.org/10.17644/sbd.876856

Abstract:
The aim of this study is to evaluate the nutritional knowledge and nutritional intake of professional football and volleyball players and to compare the relationship between caffeine intake and body composition. It was conducted on a total of 43 professional male athletes aged 18-35, 19 professional football players who played in a football team of Turkish Football Federation (TFF) 1. League and 24 professional volleyball players from two different volleyball teams of Turkish Volleyball Federation (TVF). A questionnaire was applied to the participants in order to determine their sociodemographic characteristics, general characteristics, dietary habits and caffeine intake. Nutritional knowledge levels of the participants were determined by Turkish version of the Nutrition for Sport Knowledge Questionnaire (NSKQ). It was observed that the height (cm), body weight (kg) and body fat mass (kg) of volleyball players were higher than the football players (p Bu çalışma; profesyonel futbolcular ve voleybolcuların beslenme bilgi düzeyleri ve besin tüketim durumlarının değerlendirilmesi ile kafein alımları ve vücut kompozisyonları arasındaki ilişkinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Lig’de yer alan bir futbol kulübünde oynayan 19 futbolcu ile Türkiye Voleybol Federasyonu’na (TVF) bağlı iki farklı voleybol takımında oynayan 24 voleybolcu olmak üzere 18-35 yaş arası toplam 43 erkek sporcu katılmıştır. Sporcuların; sosyodemografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları ve kafein alımları çoktan seçmeli soruların olduğu anket formuyla, beslenme bilgi düzeyleri ise Sporcu Beslenme Bilgisi Ölçeği (SBBÖ) ile belirlenmiştir. Çalışmada voleybolcuların boy uzunluğu (cm), vücut ağırlığı (kg) ve vücut yağ kütlesinin (kg) futbolculara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür (p
Hakan Taş, Irmak Hürmeriç Altunsöz
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi pp 109-122; https://doi.org/10.17644/sbd.858188

Abstract:
The history of physical literacy, its philosophical background, various definitions,benefits and the stage of physical literacy were investigated. Studies related to physicalliteracy were examined in national and international literature. Based on researches,it was seen that Margaret Whitehead's work was taken as a reference in many studies.Whitehead, defined physical literacy as an ability that anyone can reach. In addition,Pot and colleagues emphasized that the concept of p hysical literacy has a strongphilosophical basis. These philosophical grounds are explained as monism,existentialism and phenomenology. It is known that the educators' knowing thephysical literacy philosophy well has an important factor in both understa nding theconcept and applying the concept of physical literacy in the field. It is observed thatphysical literacy has many individual and sociological benefits. For instance, theindividual's being physically active improves the individual's motivation, selfconfidence, self awareness and social skills. Physically active individuals are seen to behealthier and as a reflection of this situation on the society, it is expected that therewill be less health spending in the society. The concept of physical l iteracy is a dynamicprocess and continues throughout life. Studies have shown that the concept of physicalliteracy emerges in different forms at different age periods and that differentstakeholders in human life are effective in these periods. Although the characteristicsof these periods are basically the same, the concept of physical literacy emerges tomeet different needs for individuals. In conclusion, the concept of physical literacy wasexamined and in the light of the obtained information, it was aimed to contribute tothe limited Turkish literature on the subject. Bu çalışmada ulusal ve uluslararası alanyazında bedensel okuryazarlıkla ilgili yapılançalışmalar incelenerek bedensel okuryazarlık kavramının tarihçesi, felsefi zeminleri,çeşitli tan ımları, alt bileşenleri, faydaları ve bireylerin bedensel okuryazarlık gelişimdönemleri araştırılmıştır. Birçok çalışmada Margaret Whitehead’in çalışmalarınınreferans alındığı görülmüştür. Whitehead, bedensel okuryazarlığı herkesinulaşabileceği bir kabi liyet veya yetenek olarak tanımlamıştır. Buna ek olarak Pot vearkadaşları bedensel okuryazarlık kavramının güçlü felsefi zeminleri olduğunuvurgulamıştır. Bu felsefi zeminler monizm, varoluşçuluk ve fenomonoloji olarakaçıklanmaktadır. Eğitimcilerin beden sel okuryazarlık felsefesini iyi bilmelerinin hembedensel okuryazarlık kavramını anlamak hem de sahada bunları uygulamak içinönemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Bedensel okuryazarlığın faydalarınabaktığımızda ise bireysel ve sosyolojik açıdan bi rçok yararı olduğu gözlemlenmiştir.Örneğin, bireyin fiziksel olarak aktif olması, bireyin motivasyonunu, öz güvenini, özfarkındalığını ve sosyal becerilerini geliştirmektedir. Ayrıca, aktif bireylerin daha sağlıklıoldukları görülmektedir ve bu durumun t opluma yansıması olarak toplumda daha azsağlık harcamalarının olması beklenmektedir. Bedensel okuryazarlık kavramı dinamikbir süreç olup yaşam boyu sürmektedir. Araştırmalar bedensel okuryazarlık kavramınınfarklı yaş dönemlerinde farklı şekiller de orta ya çıktığı ve insan yaşamındaki farklıpaydaşların bu dönemlerde etkili olduğunu göstermiştir. Bu dönemlerin özellikleritemelde aynı olsa da bedensel okuryazarlık kavramı bireyler açısından farklı ihtiyaçlarıkarşılamaya yönelik olarak ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmada, bedenselokuryazarlık kavramı incelenmiş ve elde edilen bilgiler ışığında konuyla ilgili sınırlı olanTürkçe alanyazına katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Metin Argan, Bülent Gürbüz, Funda Koçak, Merve Atici
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi, Volume 32, pp 75-97; https://doi.org/10.17644/sbd.898381

Abstract:
Bu araştırmanın amacı, bedensel engelli sporcuların spora katılımlarında karşılaştıkları engellere yönelik deneyimlerini ve bu engelleyici unsurların bireylerin spora katılımlarını nasıl etkilediğini Sosyo-Ekolojik Model (SEM) perspektifinden fotoses yöntemi ile anlamaya çalışmaktır. Yorumlayıcı paradigmanın temel alındığı bu nitel araştırmada katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Çalışmada yaşları 20-42 arasında değişen, dördü tekerlekli sandalye atletizm ve yedisi tekerlekli sandalye basketbol olmak üzere 11 bedensel engelli sporcu yer almıştır. Araştırmada hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde yüz yüze ve odak grup görüşmeleri ile fotoğraf verisi olmak üzere üç farklı veri toplama tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Analiz sonucunda bedensel engelli sporcuların spor deneyimlerini etkileyen kişisel, sosyal, çevresel, kurumsal ve politik faktörler belirlenmiştir. Kişisel engellerin temelde bedensel engelli sporcuların tekerlekli sandalye sporlarına uyum sağlama ve engellilik durumlarının yarattığı sorunlardan kaynaklandığı görülmüştür. Sosyal engellerin, prososyal davranış engelleri ve damgalamanın yarattığı toplumsal bakış açısı sebebiyle oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada en çok vurgu yapılan çevresel engeller ise spor alanlarına ulaşımda kamusal alanların iyi tasarlanmamasından ve toplumsal yaşamda bireylerin bazı kurallara uymamasından kaynaklanan erişim engelleri üzerine temellenmektedir. Kurumsal engeller temasında spora ilişkin kaynaklara ulaşmada sürdürülebilirliğinin olmayışı ve sistematik yaklaşımların benimsenmediği görülmüştür. Politik engeller temasında ise toplumun engellilere yaklaşımı konusunda yeterince politikalar üretilmediği, medya etkisinin engelliler için yeterince kullanılmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak bedensel engelli sporcuların spora katılım deneyimini etkileyen ve SEM’in beş boyutunu da içeren çok faktörlü engeller bulunmaktadır. Bedensel engelli sporcuların karşılaştıkları bu engeller günlük hayatlarını etkilediği gibi spor hayatlarını da olumsuz etkilemektedir. Bu engellerin ortadan kalkması veya azaltılması durumunda engelli sporlarının daha fazla gelişim göstereceği düşünülmektedir.
Ayda Karaca, Sinem Hazir Aytar, Necip Demirci, Funda Akcan, Emine Çağlar, Şule Nehir Araç
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi, Volume 32, pp 98-108; https://doi.org/10.17644/sbd.903014

Abstract:
The aim of this study was to examine the sedentary screen time (SST) of working individuals before and during the COVID-19 pandemic. Two hundred eighty-nine female and 313 male, a total of 602 (aged between 18-64 years) working adults participated in this study. In order to calculate the duration of sedentary behavior (SB) at work and home, participants were asked to complete the work and household indexes of the Physical Activity Assessment Questionnaire (PAAQ) for Turkish people developed by Karaca et al. (2000). The results of statistical analyses indicated that recreational sedentary screen time (recreational SST) during COVID-19 was higher than before COVID-19 in both genders, in all age groups and all income groups (p <0.05). Sedentary screen time at work during COVID-19 was lower than before COVID-19 in both genders aged between 45-64 of moderate and high income groups (p 0.05). As a result, it was concluded that the SST in the workplace during COVID-19 decreased by about two hours per week, while recreational SST increased by about 10 hours per week compared to the period before COVID-19.
Koray Kiliç, Mustafa Ince
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi, Volume 32, pp 64-74; https://doi.org/10.17644/sbd.887547

Abstract:
Bu çalışmanın amacı Antrenörlerin Kullandıkları Öğretim Yöntemleri Ölçeği Antrenör Sürümünün (AKÖY-Antrenör) daha önce yapı geçerliği gösterilmiş sporcu sürümüne göre eş zamanlı geçerliğini (concurrent validity) ve ölçek alt boyutlarının iç tutarlığını sınamaktır. Ölçeğin antrenör sürümü, sporcu sürümüne benzer şekilde 5’li Likert ölçeğinde cevaplandırılan 11 senaryolaştırılmış öğretim yöntemi üzerine kuruludur (AKÖY – Sporcu; Kılıç ve İnce, 2020). Sporcu sürümünün yapı geçerliğini inceleyen öncül çalışmada on bir öğretim yönteminin ‘antrenör merkezli’, ‘problem çözme’ ve ‘sporcunun tasarladığı/başlattığı’ olmak üzere üç faktöre dağıldığı gösterilmiştir. Bu çalışmada, ölçeğin sporcu sürümü çeşitli sporlardan 150 sporcuya, antrenör sürümü ise bu sporcularla çalışan 56 antrenöre uygulanarak, ölçeğin antrenör sürümünün sporcu sürümüne göre eş zamanlı geçerliği Spearman Korelasyon Analizi ile incelenmiştir. AKÖY-Antrenör’ün iç tutarlılığını değerlendirmek amacıyla ölçek faktörlerinin Cronbach Alfa değerleri hesaplanmıştır. Eş zamanlı geçerlik analizine ait bulgular, ölçeğin “Antrenör merkezli yaklaşım” (r = .83, p < .01) “Problem çözme yaklaşımı” (r = .71, p < .01) ve “Sporcunun tasarladığı/başlattığı yaklaşım” (r = .62, p < .01) alt boyutlarında antrenör ve sporcu veri değerleri arasında güçlü bir anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. İncelenen faktörlerin Cronbach Alfa değerleri sırasıyla 0.86, 0.81 ve 0.69 olarak bulunmuştur. Çalışma bulguları, üç faktörlü Antrenörlerin Kullandıkları Öğretim Yöntemleri Ölçeği Antrenör Sürümü’nün antrenörlerin kullandıkları öğretim yöntemlerini antrenör algısıyla ölçmede kabul edilebilir düzeyde geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğunu göstermektedir. Ölçeğin, antrenörlerin öğretim yöntemleri kullanımıyla ilgili mesleki ihtiyaçlarının belirlenmesine ve bu ihtiyaçlara yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.
Human Feyzanur Aksoy, F.Hülya Asci
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi, Volume 32, pp 53-63; https://doi.org/10.17644/sbd.760444

Abstract:
Bu çalışmanın amacı sporcularda ruminatif düşünce ve akıldışı inançların optimal performans duygu durumunu belirlemedeki rolünü araştırmaktır. Çalışmaya İstanbul ilinde bireysel spor ve takım sporu yapan 133 kadın (Xyaş: 21.41; SS = 4.33) ve 261 erkek (Xyaş: 21.92; SS = 3.94) olmak üzere toplam 394 sporcu (Xyaş: 21.75; SS = 4.07) katılmıştır. Sporculara “Kişisel Bilgi Formu”, “Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği”, “Akıldışı Performans İnançları Envanteri-2” ve “Sürekli Etkinlik Tecrübe Ölçeği Kısa Formu (SDFS-2)” uygulanmıştır. Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre, ruminatif düşünce optimal performans duygu durumunun anlamlı belirleyicisi değildir (p>0.05). Elde edilen bulgular, sporcuların akıldışı inanç düzeylerinin optimal performans duygu durumunu anlamlı olarak yordadığını göstermektedir (p<0.05). Akıldışı inanç alt boyutlarından düşük tolerans ile optimal performans duygu durumu arasında anlamlı pozitif ilişki bulunmuştur (β=0.22; p<0.05). Sonuç olarak; sporcuların zihnini meşgul eden tekrarlayıcı içsel düşünceler, sporcuların yaptığı aktivite ile özdeşleşip göreve odaklanmaları ile ilişkili değilken; sporcularda başarısızlığa ve belirlenen hedeflere ulaşamamaya karşı tahammülsüzlüğü ifade eden akıldışı inanç alt boyutlarından düşük toleransın, sporcuların optimal performans duygu durumunu belirlemede rol oynadığı görülmektedir.
Elif Köse, Tennur Yerlisu Lapa
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi pp 38-52; https://doi.org/10.17644/sbd.790765

Abstract:
Bu çalışmanın amacı serbest zaman alanında yayım yapan Journal of Leisure Research dergisinin 1970-2019 yılları arasında yayımladığı 1134 çalışmayı bibliyometrik açıdan incelemektir. Bibliyometrik çalışmalar araştırmacılara önemli eserler, alana yön veren araştırmacılar, çalışma trendleri ve alandaki boşluklar hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu bağlamda dergide yayımlanan makalelerin yılları, yayın sayıları ve yayın dillerine göre dağılımları, atıf analizleri, ülke iş birliktelikleri, ortak atıf ağları ve kavram-konu yönelimleri incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre ABD’nin ülke iş birlikteliklerinde kilit rol oynadığı, en fazla atıf patlamasına sahip olan ülkenin Kanada olduğu tespit edilmiştir. Alana yön veren en önemli çalışma ise Jackson ve diğ.’ne (1993) aittir. Journal of Leisure Research’te ön plana çıkan konu kümesinin “psikolojik yapı” olduğu, çalışmaların özet ve anahtar kelimeler kısmında en çok yer alan kelimenin ise “serbest zaman” olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmanın alan yazındaki boşluklar hakkında önemli bilgiler sunacağı ve gelecekteki eğilimlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
F.Hülya Asci, Halis Egemen Merdan
Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe Üniversitesi pp 1-32; https://doi.org/10.17644/sbd.729982

Abstract:
Bu çalışmanın amacı, adolesan sporcuların optimal performans duygu durumu, zihinsel dayanıklılık, antrenör sporcu ilişki kalitesi ve takım sargınlığı kavramlarının mizah tarzları ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya 2019-2020 sezonunda İstanbul’da futbol, basketbol, voleybol, hentbol ve su topu branşlarında mücadele eden 139 kız (X𝑦𝑎ş=15,44±1,00), ve 213 (X𝑦𝑎ş=15,73±1,41) erkek olmak üzere toplam 352 (X𝑦𝑎ş=15,61±1,27) adolesan sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma kapsamında sporculara “Kişisel Bilgi Formu”, “Mizah Tarzları Ölçeği”, “Sürekli Optimal Performans Duygu Durum Ölçeği Kısa Formu”, “Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği”, “Antrenör Sporcu İlişkisi Ölçeği”, “Genç Sporcu Takım Sargınlığı Ölçeği” uygulanmıştır. Verilerin analizinde çoklu hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda katılımcı mizah tarzının, optimal performans duygu durum, (β= 0,12, p<0,05), zihinsel dayanıklılık (β= 0,18, p<0,01), antrenör-sporcu ilişki kalitesi ölçeğinin yakınlık (β= 0,12, p<0,05), bağlılık (β= 0,13, p<0,05), tamamlayıcılık alt boyutlarının (β= 0.12, p<0,05) ve takım sargınlığının sosyal sargınlık alt boyutunun (β= 0,14, p<0,05) pozitif yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Ayrıca kendini geliştirici mizah tarzı optimal performans duygu durumun (β= 0,23, p<0,01) pozitif yordayıcısıdır. Öte yandan, saldırgan mizah tarzının optimal performans duygu durumun (β=-0.12, p<0,05), zihinsel dayanıklılığın (β= -0,25, p<0,01), antrenör-sporcu ilişkisi kalitesi ölçeğinin yakınlık (β= -0,21, p<0,05), tamamlayıcılık alt boyutlarının (β= -0,21, p<0,01) ve takım sargınlığının görev sargınlığı alt boyutunun (β= -0,14, p<0,05) negatif yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular, katılımcı ve saldırgan mizah tarzının, optimal performans duygu durum, zihinsel dayanıklılık, antrenör sporcu ilişki kalitesi ve takım sargınlığı düzeylerinin önemli yordayıcıları olduğunu göstermektedir.
Back to Top Top