Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi

Journal Information
ISSN : 25647601
Total articles ≅ 77
Current Coverage
DOAJ
Archived in
SHERPA/ROMEO
Filter:

Latest articles in this journal

Kizbes Meral Kiliç
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 541-557; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932156

Abstract:Kişinin kendi geçmişindeki düşünceleri, duyguları ve davranışları hakkındaki anılarından oluşan otobiyografik bellek, çeşitli işlevleri bakımından çocuğun gelişiminde önemli bir kavramdır. Otobiyografik belleğin benlik gelişimine etkisi büyüktür. Kişilerin benlik devamlılığını, öz-düzenleme ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini ve geçmiş yaşantı ve deneyimlerinden edinilen dersler sayesinde şimdi ve gelecekteki davranışlar hakkında çıkarsamalarda bulunup planlama yapabilmeyi sağlayan otobiyografik bellek, sosyal ilişkiler için de temel öneme sahiptir. Kişisel geçmişimizde sürekliliği sağlayan otobiyografik bellek gelişimi çoğu yetişkin yaşamının ilk üç-dört yılını hatırlayamadığı bebeklik/çocukluk amnezisinin bitiminde başlamaktadır. Erken dönem deneyimleri ilerleyen yaşlarda kritik öneme sahiptir. Hatırlanamadığı halde yetişkin yaşamını önemli derecede etkileyen bebeklik/çocukluk amnezisi, üzerinde uzunca süredir çalışılmış bir konudur. Bu çalışmada, otobiyografik bellek, otobiyografik belleğin gelişimi ve bebeklik/çocukluk amnezisi incelenmiş ve çocuk gelişimi bağlamında bazı önerilerde bulunulmuştur.
Sima Kırkgöz, Ibrahim Halil Diken
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 493-513; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932175

Abstract:Bu araştırmanın amacı, içinde özel gereksinimli karakteri olan 0-8 yaş arası çocuk kitaplarının iç ve dış yapı özelliklerinin bir çocuk kitabının taşıması gereken çocuk edebiyatı ölçütlerini ne derece karşıladığını belirlemeye çalışmaktır. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. İnternet üzerinden taranan kataloglarda ölçüt örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 0-8 yaş arası çocuklar için yazılmış 17 kitap içerisinde 27 hikaye oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, kitapların iç ve dış yapı özelliklerini değerlendiren 77 sorudan oluşan iki veri toplama aracı geliştirilmiş ve özel eğitim alanında uzman bir akademisyenin görüşleri alınarak gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Uygulama güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla puanlayıcılar arası kayıt güvenilirliği yöntemi kullanılmıştır. İnceleme sonunda dış̧ yapı özelliklerinden 15 madde yeterli, 1 madde kısmen yeterli, 15 madde yetersiz düzeyde bulunmuştur. İç yapı özelliklerinden 25 madde yeterli, 2 madde kısmen yeterli ve 19 madde yetersiz düzeyde bulunmuştur. Çalışmada ulaşılan bulgulardan yola çıkılarak uygulamaya yönelik öneriler sunulmaktadır.
Hülya Bilgin
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 478-492; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932178

Abstract:Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterlilikleri ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma, 2018 eğitim öğretim yılı İstanbul ilinde görev yapan 159 kadın, 11 erkek toplam 170 okul öncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçları, Okul Öncesi Öğretmeni Rehberlik Yeterlilikleri Ölçeği ve Okul Öncesi Öğretmeni Sınıf Yönetimi Ölçeği’dir. Verilerin analizinde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterlilikleri ile sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Aynı zamanda her iki ölçeğin alt boyutları açısından da anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan basit doğrusal regresyon analizi sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik yeterliliklerinin okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerindeki değişimin yaklaşık %38’ini açıkladığı görüşmüştür. Aynı zamanda okul öncesi öğretmenlerin rehberlik yeterliliklerinin okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerileri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu tespit edilmiştir.
Müesser Ilknur Acun, Hunkar Korkmaz
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 193-227; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932127

Abstract:Bu araştırma İsveç ve Türkiye’de erken çocukluk dönemi (EÇD) eğitim politikalarının eğitim programlarına yansımalarının incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Nitel araştırma desenlerinden bütüncül çoklu durum desenine uygun olarak yürütülen çalışmanın verileri doküman inceleme yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmanın birincil kaynaklarını her iki ülkenin EÇD hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu bakanlıkları ile diğer resmi internet adreslerinde yer alan EÇD eğitim programları ve politika belgeleri oluşturmuştur. Araştırma konusu ile ilgili olan UNESCO, OECD, Eurydice raporları ve kitap, makale vb. belgeler ise araştırmanın ikincil kaynakları arasında yer almıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda İsveç ve Türkiye’de EÇD politikalarının geliştirilmesinde temele alınan amaçların birbirinden farklı olduğu ve Türkiye’de geliştirilen politikaların; toplumsal ve ekonomik temellerinin İsveç’teki kadar güçlü bir şekilde ifade edilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ülkeler arasındaki politika farklılıklarının programların tarihi gelişiminde ve programların yapısında etkili olduğu, her iki ülkede programların genel ve özel hedeflerinin ülkelerin sosyo-politik bağlamlarından etkilendiği ve eğitim programlarının geliştirilmesini sağlayan politika araçlarının genellikle birbirinden farklı olduğu görülmüştür.
Ishak Kozikoglu
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 380-405; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932166

Abstract:Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin çocuk hakları ve çocuk katılım hakkına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Durum çalışması olarak desenlenen bu araştırma, Van ilinde görev yapan 30 okul öncesi öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmenlerin çocuk hakları denilince daha çok yaşamsal haklar, gelişme hakları, korunma hakları ve katılım haklarına vurgu yaptıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin çocuk katılım haklarına ilişkin en çok çocukların görüşlerini serbestçe ifade etmeleri ve kendileriyle ilgili karar alma süreçlerine katılma haklarını belirttikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin çocuk hakları ve çocuk katılım hakları konusundaki uygulamalarının okul öncesi dönemde öğrenmenin doğasına uygun şekilde gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin çocuklara haklarını öğretirken ve çocukların katılım hakkını sağlarken en çok ailelerin geleneksel tutumundan dolayı sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Ayrıca, okul öncesi öğretmenlerinin çocukların bilişsel/gelişimsel özellikleri, kendilerini ifade etmede zorlanmaları veya çekingen davranmalarından kaynaklı sorun yaşadıkları ortaya çıkmıştır.
Hande Usbaş, Rengin Zembat
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 406-439; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932164

Abstract:Erken çocukluk dönemi motor becerilerin yeterlilik ve gelişimi için kritik bir dönemdir. Çocukların motor gelişimlerini anlamak ve uygun planlamalar yapabilmek amacıyla motor gelişimin değerlendirilmesi gereklidir. Bu araştırmada, 48-95 ay arası çocukların motor gelişimlerini değerlendirmek amacıyla Miller Fonksiyon ve Katılım Ölçeği’nin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 48-95 ay arası motor gelişim gecikmesi gösteren grup dâhil olmak üzere toplam 262 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma verileri; araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ve Miller Fonksiyon ve Katılım Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Uyum geçerliğini belirlemek amacıyla Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı ve Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi kullanılmıştır. Miller Fonksiyon ve Katılım Ölçeği’nin geçerlik çalışması kapsamında yapı geçerliği, diğer değişkenlerle olan ilişkisi ve klinik ayırt edici geçerliği kanıtlanmıştır. Güvenirlik çalışması kapsamında, iç tutarlılığı, test-tekrar test güvenirliği ve bağımsız değerlendiriciler arası korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, Miller Fonksiyon ve Katılım Ölçeği Türkçe formunun 48-95 ay arası çocuklar için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.
Begümhan Yüksel, Zeliha Yazıcı
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932169

Abstract:Bir toplumda insan haklarına saygının temeli, çocukların haklarına saygıyla başlar. Çocuk haklarını en kapsamlı şekilde açıklayan yasal düzenleme Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşmedir. Türkiye de bu sözleşmeyi 1990’da imzalamıştır. Çocuk ve çocukluk dönemine yönelik algı, tutum ve uygulamalara ilişkin hukuki düzenlemeler de 1995 yürürlüğe konulmuştur. Katılım hakkının küçük çocuklar tarafından daha görünür, erişilebilir ve uygulanabilir olmasını sağlamak, soyut bir kavram olmaktan çıkarılarak mümkün olabilir. Bunu sağlamak için katılım hakkının odak noktada olduğu çocuk merkezli anlayışın, eğitim ortamlarına yansıtılması gerekmektedir. Öğretmenler, çocukların temel haklarını elde etmeleri için uygun eğitim ortamlarını yaratan ve model teşkil eden kişiler oldukları için hizmete başlamadan önce çocuk katılım hakkına ilişkin farkındalıklarının arttırılması önemlidir. Bu nedenle çalışmada çocuk hakları çerçevesinde öğretmen adaylarının katılım farkındalığına odaklanılmış ve öğretmen adaylarının çocuk katılım farkındalıkları cinsiyet ve öğrenim görülen alan değişkenleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Araştırmaya devlet üniversitesine bağlı eğitim fakültesinde öğrenim gören 323 öğretmen adayı dâhil edilmiştir. Araştırma verilerini toplamak için Çocuk Katılımı Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının çocuk katılım hakkı farkındalıklarının beklenen düzeyden düşük olduğu saptanmıştır.
Laurent Gabriel Ndijuye, Pambas Basilius Tandika
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932129

Hüseyin Yolcu
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 228-257; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932155

Abstract:Bu araştırmada, ailelerin erken çocukluk eğitimi ve bakımı (EÇBE) döneminde evde ücretli bakım hizmetlerine yönelik talepleri üzerinde belirleyici olan nedenler ve bu süreçte karşılaşılan sorunların ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda 218 aile bulunmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket yoluyla elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistiklere başvurulmuştur. Ailelerin evde ücretli bakım hizmetlerine talepte bulunmalarındaki nedenlerin başında ebeveynlerin çalışıyor olması, çocuğa bakacak başka kimsenin bulunmaması ve çocuklarının yaşının küçük olması gelmektedir. Güvenilir olma bakıcılarda aranan öncelik bir özellik olarak öne çıkmaktadır. İşe alınacak bakıcıların tanıdık olması tercih edilmektedir. Evde ücretli bakım hizmeti alma sürecinde yaşanılan sorunların başında, bakıcıların zamanında işe gelmemesi yer almaktadır. EÇBE döneminde evde ücretli bakım hizmetinin arz boyutunu oluşturan bakıcı kadınlar üzerinden, onların bu süreçteki algı ve deneyimleri ortaya konulmasını içeren araştırmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir.
Türker Sezer, Yildiz Güven
Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi, Volume 3, pp 514-540; doi:10.24130/eccd-jecs.1967201932187

Abstract:Bu araştırmada, 5-7 yaş grubu çocukların geometri becerilerinin yaş ve cinsiyet değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma kapsamında ve tarama modeline uygun olarak tasarlanan araştırmanın evrenini, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan, okul öncesi eğitim kurumlarına ve ilkokulların 1.sınıfına devam eden 5-7 yaş grubu çocuklar (333’ü 5 yaş, 210’u 6 yaş ve 211’i 7 yaş) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, “Kişisel Bilgi Formu” ve “Erken Geometri Beceri Testi” kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, yaş değişkenin çocukların geometri becerileri üzerinde farklılık oluşturduğu, cinsiyet değişkeninin ise herhangi bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. 5-7 yaş grubu çocukların, şekillerin tipik (prototip) örneklerini ayırt etmede sorun yaşamadıkları; ancak şekil seçiminde şekillerin atipik ve geçersiz örneklerinden etkilendikleri belirlenmiştir. Ayrıca şekil seçiminde çocukların daha çok görsel eşleştirme yapmalarının yanı sıra şekillerin basit özelliklerin yönelik eşleştirmeler yaptıkları da tespit edilmiştir. Araştırmada Clements ve diğerlerinin (1999) ileri sürdüğü tanıma öncesi dönemin (pre-recognitive) ve bütünleşik (syncretic) düzeyin varlığına yönelik kanıtlar elde edilmiştir.