Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi

Journal Information
ISSN / EISSN : 13001884 / 13044915
Total articles ≅ 786
Current Coverage
SCOPUS
SCIE
COMPENDEX
Archived in
EBSCO
Filter:

Latest articles in this journal

Elif Kılıç Delice, Gülin Feryal Can, Emin Kahya
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1297-1314; doi:10.17341/gazimmfd.484974

The publisher has not yet granted permission to display this abstract.
Esra Tinmaz Köse, Ibrahim Demir
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1455-1468; doi:10.17341/gazimmfd.435886

Abstract:
Atıkların depolanması, Dünya genelinde uygulanan nihai bertarafı yöntemidir. Ancak atıkların depolanması sıklıkla çevre kirliğine neden olabilmekte ve canlı sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu sorunlarının önüne geçilebilmesi adına atıkların biyorektör depolama alanlarında depolanabilirliğinin araştırılması çalışmaları göndeme gelmiştir. Biyoreaktör depolama alanları, atıkların parçalanarak, sıkıştırılarak, arıtma çamurları ile birlikte depolanarak, enzim ve tampon madde ilave edilerek, sızıntı suyu geri devrettirilerek veya havalandırma uygulanarak konvansiyonel depolamaya göre atık bozunmasını hızlandıran ve kararlı atığa en kısa sürede ulaşmayı hedefleyen sistemlerdir. Bu çalışmada kapsamında, sızıntı suyu geri devrinin, havalandırmanın ve havalandırma yönünün ve atık içeğinin biyorektör depolama alanlarından oluşan sızıntı sularının ihtiva ettiği kirletici konsantrasyonları üzerindeki etkileri pilot ölçekli olarak araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre atık boyutunun küçültülmesinin ve havalandırmanın sızıntı suyunun neden olduğu kirleticilerin giderimi açısından etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca havalandırmanın reaktörün üstünden yapılmasının da etkili bir uygulama olduğu sonucuna varılmıştır.
Ayça Hasanoğlu
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1565-1574; doi:10.17341/gazimmfd.532174

Abstract:
Peynir altı suyu (PAS), işlendikten sonra çok farklı amaçlarla kullanılabilen süt endüstrisinin değerli bir yan ürünüdür. Protein, laktoz ve mineraller açısından zengin bir içeriğe sahiptir ve bu yüzden bu yan ürünün değerlendirilmesi gerekmektedir. PAS’ın işlenmesi için içeriğindeki suyun belli oranlarda uzaklaştırılarak deriştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada PAS’ın deriştirilmesi membran temas ettiricilerde gerçekleştirilmiştir. PAS, hidrofobik içi boş polipropilen fiberler içeren membran temas ettiriciler kullanılarak aktivite farkına dayalı bir süreç olan osmotik damıtma ve sıcaklık ve kısmi basınç farkına dayalı membran damıtma süreçlerinde deriştirilmiştir. Osmotik damıtmada çeşitli proses parametrelerinin su akısı üzerine etkisi incelenmiştir. Deriştirme işlemi daha sonra vakum ve direkt temas olmak üzere iki farklı membran damıtma konfigürasyonunda gerçekleştirilerek sıcaklığın akı üzerine etkisi incelenmiştir. Sürecin osmotik damıtmada membran damıtmaya göre daha etkin ve hızlı bir şekilde gerçekleştiği görülmüştür. Ancak osmotik damıtmada zamanla çekme çözeltisi seyrelmekte ve bu da itici kuvvet olan aktivite farkının düşmesine yol açmaktadır. Bunun önüne geçmek için osmotik damıtma ile membran damıtma birleştirilerek kullanılmış, osmotik damıtmada PAS deriştirme yapılırken, membran damıtma kısmında çekme çözeltisinin deriştirme işlemi gerçekleştirilmiştir. Birleşik sistemde işlem verimli bir şekilde gerçekleştirilmiş, daha büyük aktivite farkı altında çalışılarak yüksek akılar elde edilmiştir. Aynı zamanda seyrelen çekme çözeltisi de bu sistemle geri kazanılmıştır.
Mehmet Can Ozgonul, Mustafa Seçmen
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1631-1646; doi:10.17341/gazimmfd.484537

The publisher has not yet granted permission to display this abstract.
Serdar Ekinci, Ayşen Demirören, Hatice Lale Zeynelgil, Baran Hekimoğlu
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1141-1158; doi:10.17341/gazimmfd.598576

Abstract:
Bu makale, arama uzayı keşfini geliştirmek için karşıt tabanlı öğrenmeyi (OBL) kullanan atom arama optimizasyon (ASO) algoritmasının değiştirilmiş bir versiyonunu sunmaktadır. OBL, sezgisel-üstü algoritmaların performansını artırmak için yaygın olarak kullanılan bir makine öğrenme stratejisidir. Yeni bir tasarım metodu olarak sunulan karşıt tabanlı ASO (OBASO) algoritması, otomatik gerilim regülatörü (AVR) sistemindeki oransal-integral-türevsel artı ikinci dereceden türevsel (PIDD 2 ) kontrolör parametrelerinin optimum değerlerinin bulunmasında ilk kez önerilmiştir. Tasarım probleminde, zaman ağırlıklı karesel hatanın integrali (ITSE) ve aşımı birlikte içeren yeni bir amaç fonksiyonu, önerilen OBASO algoritması ile optimize edilerek PIDD 2 kontrolör parametrelerinin en iyi değerleri bulundu. Önerilen OBASO ayarlı PIDD 2 (OBASO-PIDD 2 ) kontrolörün performansı, klasik ASO ayarlı PIDD 2 (ASO-PIDD 2 ) kontrolörün yanı sıra modern sezgisel-üstü algoritmalarla ayarlanan PID, kesir dereceli PID (FOPID) ve PIDD 2 kontrolörleriyle karşılaştırılmıştır. Önerilen yaklaşımın kararlılığını değerlendirmek için karşılaştırmalı geçici hal ve frekans cevabı analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, AVR parametrelerindeki muhtemel değişimler göz önüne alınarak önerilen yaklaşımın gürbüzlüğü test edilmiştir. Kapsamlı simülasyon sonuçları ve mevcut diğer kontrolörler ile yapılan karşılaştırmalar, yeni bir amaç fonksiyonuna sahip önerilen OBASO-PIDD 2 kontrolörün üstün bir kontrol performansına sahip olduğunu ve model belirsizliklerine göre sistem gürbüzlüğünü oldukça artırabildiğini göstermektedir.
Akif AKGÜL, Mustafa Zahid Yildiz, Ömer Faruk Boyraz, Emre Güleryüz, Sezgin Kaçar, Bilal Gürevin
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1369-1386; doi:10.17341/gazimmfd.558379

Abstract:
Bu çalışmada yeni bir kaotik sistem ile mikrobilgisayar tabanlı olarak el üstü damar görüntülerinin şifrelenerek, güvenli bir şekilde veri tabanında saklanması ve kullanılması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle kızılötesi kamera yardımıyla kişilerden alınan el üstü damar görüntüleri ön işleme ile iyileştirilmiştir. Daha sonra ön işlemeden geçirilmiş damar görüntüleri mikrobilgisayar ortamında şifrelenmiştir. Şifreleme işlemi için yeni tasarlanan ve analizleri gerçekleştirilen kaotik sistem ile üretilen rasgele sayılar kullanılmıştır. Şifreleme işlemi öncesi elde edilen rasgele sayılar, uluslararası alanda en çok kabul gören NIST-800-22 ve ENT testlerine tabi tutularak, tüm testlerden başarılı sonuçlar alınmıştır. Kaos tabanlı şifreleme sonucunda elde edilen görüntülerin histogram, korelasyon, entropi, NPCR ve UACI gibi literatürde sıklıkla kullanılan güvenlik analizleri ile başarımları ölçülmüştür. Gerçekleştirilen çalışma ile kimlik tanıma sistemlerinde de kullanılabilen el üstü damar görüntülerinin mobil olarak güvenli bir şekilde kullanılabileceği gösterilmiştir.
Deniz Kumlu, Işın Erer
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1269-1284; doi:10.17341/gazimmfd.535892

Abstract:
Bu makalede, yere nüfuz eden radar (YNR) görüntülerinde mevcut olan kargaşayı gidermek için yerel olmayan ortalamalar (YOO) süzgeci tabanlı yöntemin kullanılması önerilmiştir. YOO süzgeci diğer yerel ortalama alan süzgeçlerden farklı olan bilateral süzgecin genellemesi olarak düşünülebilir, çünkü YOO süzgeci ilgili pikselin ağırlığını bulurken görüntüde benzer komşu piksellerin değerlerine bakarak karar verir. Bu çalışmada, YOO süzgeci çok ölçekli-yönlü olacak şekilde genişletilmiş ve bu yeni yönteme çok-ölçekli yönlü yerel olmayan ortalamalar (ÇYYOO) süzgeci ismi verilmiştir. Daha sonra, bu yöntem YNR görüntüleri içinde bulunan hedef ve kargaşaya ait doğal geometrik bilgileri yakalamak amacıyla görüntüleri yaklaşım ve detay alt uzaylara ayrıştırmak için kullanılmıştır. Ayrıştırma yapıldıktan sonra, kargaşa sadece diyagonal bilgi içeren alt uzay görüntülerini koruyarak giderilmiştir. Daha sonra, kargaşası giderilmiş YNR görüntüsü elde etmek için geriye kalan alt uzaylara ters dönüşüm uygulanır. Önerilen yöntem benzetim ve gerçek YNR veri seti kullanılarak literatürde var olan mevcut yöntemler ve yeni önerilen komşuluk filtresi tabanlı yöntem ile alıcı işletim karakteristik (AİK) eğrileri üzerinden karşılaştırılmış, üstünlüğü kanıtlanmıştır.
Selçuk Doğru, Bülent Akbaş
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1111-1128; doi:10.17341/gazimmfd.467172

Abstract:
Bir yapının, kuvvetli yer hareketlerine maruz kalması durumunda elastik ötesi davranış göstermesi beklenir. Yapının doğrusal olmayan sismik davranışını değerlendirmek için en güvenli yöntemlerinden biri enerji esaslı yaklaşımı kullanmaktır. Enerji esaslı tasarım, yapıya giren enerji ile yapının enerji tüketme kapasitesinin dengesi olarak ifade edilebilir. Enerji esaslı çalışmalar daha çok tek serbestlik dereceli (TSD) sistemler üzerine uygulanmıştır. Gerçek yapılar için, çok serbestlik dereceli (ÇSD) sistemlerde, enerjinin ve enerjiye bağlı parametrelerin performans esaslı yaklaşımlara göre incelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada enerji esaslı yaklaşımın değerlendirilmesi için yapıya giren toplam enerji ve histeretik enerji gibi sismik enerji parametreleri incelenmiş ve farklı yükseklik-açıklık konfigürasyonlarına sahip süneklik düzeyi yüksek moment aktaran çelik çerçevelerdeki değişimi gözlemlenmiştir. Az, orta ve çok katlı çelik çerçevelerden oluşan sistemler doğrusal analiz ve zaman tanım alanında doğrusal olmayan analiz hesap yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Analiz sonuçları değerlendirilerek doğrusal olmayan histeretik enerji dağılımı ve enerji talep spektrumları elde edilmiştir.
Gizem Genç Çelikçi, Duygu Uysal Ziraman, Bekir Zühtü Uysal
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1333-1352; doi:10.17341/gazimmfd.640984

Abstract:
Son yıllarda karbondioksitin (CO 2 ) giderimi ve yapılı dolgulu kolonlarla ilgili çalışmalar ön plana çıkmaktadır. Bu doğrultuda yapılan bu çalışmada, kendi imkanlarımızla tasarlanarak imal edilen yeni özgün bir yapılı dolgulu kolonunun hidrodinamik ve kütle transfer katsayılarının karakterizasyonu yer almaktadır. İlk olarak basınç düşüşü ölçümleri ile kolonun yükleme ve taşma noktaları tespit edilmiş ve kolona beslenecek sıvı ve gaz akış hızlarının limitleri saptanmıştır. Sıvı ve gaz akış hızları için bu aralıklar sırasıyla 0,002-0,0047 [m/s] ve 0,07-0,68 [m/s] olarak belirlenmiştir. Belirlenen gaz ve sıvı akış hızlarında, sıvı tarafı ve gaz tarafı bazlı bireysel fiziksel hacimsel kütle transfer katsayıları deneysel olarak elde edilmiştir. Daha sonra iki direnç teorisi ile CO 2 -su sistemi için gaz tarafı bazlı toplu fiziksel hacimsel kütle transfer katsayısı hesaplanmıştır. Ayrıca belirlenen gaz ve sıvı akış hızı aralıklarında, CO 2 ve sodyum hidroksit çözeltisi sistemi ile deneyler yapılarak gaz tarafı bazlı toplu kimyasal hacimsel kütle transfer katsayıları , Hatta sayıları (Ha) ve artış faktörleri (E) hesaplanmıştır. Bu kimyasal sistem için elde edilen deneysel bulgular, hızlı sözde birinci dereceden reaksiyon rejiminin kabul edilebilir olduğunu göstermiştir. Son olarak farklı gaz ve sıvı akış hızlarında dolguların etkin ara yüzey alanı değerleri de belirlenmiştir.
Kürşad Göv, Ömer Eyercioğlu, Osman Soydan
Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi, Volume 35, pp 1159-1170; doi:10.17341/gazimmfd.606484

Abstract:
Aşındırıcı macun ile yüzey işleme metodu geleneksel olmayan yüzey bitirme yöntemlerinden biridir. Üretim teknolojilerinin ilerlemesiyle birlikte endüstride kullanılan parçalar giderek daha karmaşık bir şekil almıştır. Özellikle havacılık, medikal ve otomotiv endüstrisinde kullanılan bu karmaşık geometrili parçaların yüzey kalitesini iyileştirmek klasik yöntemlerle pek mümkün değildir. Ayrıca zamanın iyi kullanılması ve maliyetin düşürülmesi endüstride çok önemli bir beklentidir. Bu çalışmada, havacılık sektöründe sıklıkla kullanılan yüksek ısı ve korozyon direncine sahip Titanyum alaşım malzeme yüzeyinin aşındırıcı macun ile yüzey işleme metodu kullanılarak yüzey iyileştirmesi yapılmıştır. Elektriksel tel erozyon ile kesilerek hazırlanan numuneler için aşındırıcı macun ile işlem parametrelerini belirlemek ve deney tasarımı için Taguchi metodu kullanılmıştır. Deneysel çalışmada aşındırıcı macun ile işleme parametreleri tur sayısı, aşındırıcı tane boyu, aşındırıcı macun oranını, çıktı parametreleri yüzey pürüzlülük (R a ) değerleri, malzeme kaldırma oranları (MKO) ve beyaz katman tabakası kalınlığına olan etkileri ölçülmüştür. Elektriksel erozyon ile kesme sırasında açığa çıkan yüksek ısının etkisiyle oluşan beyaz tabakası giderilmesi SEM analizleri ile tespit edilmiştir.
Back to Top Top