Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi

Journal Information
ISSN : 1304-0278
Published by: Electronic Journal of Social Sciences (10.17755)
Total articles ≅ 1,012
Archived in
EBSCO
SHERPA/ROMEO
Filter:

Latest articles in this journal

Atila Bedir
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Volume 21, pp 2079-2102; https://doi.org/10.17755/esosder.1077383

Abstract:
Development economy policies, in other words, the policy preferences of countries for economic and social development, especially growth, are shaped within the framework of the conditions of every period from the past to the present, mainly after the Second World War, and the climate of economic thought that came to the fore in these periods. The aim of this study is to examine the changes in economic policies, more precisely in development economy policies, in the last century and to examine the underlying issues of the main policy changes in this period. Furthermore, the prominent issues in today's development economy policies, which are shaped by the effects of the inequalities experienced and the problems encountered at the national and international level, are discussed. In this study, a chronological process is followed as a method, and it is tried to establish the cause and effect connections of the main policy change or preferences. Strengthening the inclusiveness of sustainable development and growth gains importance in today's development economy policies. The need for increasing competitiveness in the economy, acquiring professional skills in line with the changing labor demand and effective social protection systems is increasing. There is an increase in process operation based on plans, programs and strategies in the functioning of economies, although it is different from the planned development models of the 1960s. At this point, it is seen that a more balanced development process in economic, social and environmental issues is aimed instead of the efficiency, growth and stability-based policies implemented after 1980.
Ayşem YANAR
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Volume 21, pp 1930-1955; https://doi.org/10.17755/esosder.1080334

Abstract:
Etnografya ve özellikle oyuncak müzelerinde sergilenen ürünler arasında yer alan oyuncak bebek, yapma bebek/folklorik bebek ürünleri, yöresel kıyafetlerin sergilemesi ve yöreyi temsil etmesi bakımından önemli kültürel miras ürünleridir. Bir toplumun giyim kültürü, o toplumun coğrafi, ekonomik, sosyolojik yapısını, gelenek ve göreneklerini, değer yargılarını yansıtmaktadır. Halk kültürünü yansıtan folklorik yapma bebekler, ülkenin çeşitli yörelerinde değişik malzemeler ile üretilebilmekte, yapım tekniği ile geleneksel bilgi birikimi oluşturmakta ve üretildiği yörenin birebir giysi özelliğini yansıtmaktadır. Geleneğin sürdürülebilmesi ve bu geleneğin yeni kuşaklara tanıtılması aynı zamanda bu ürünlerin korunmasıyla ve yaşam sürelerinin uzatılmasıyla sağlanabilmektedir. Bu nedenle gerek müzelerde gerekse özel şahıs koleksiyonlarında yer alan ürünlerin koruma onarım çalışmalarının yürütülmesi sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Bu çalışmada, Ankara Oyuncak Müzesi koleksiyonunda yer alan bebeklere uygulanan konservasyon çalışmalarına yer verilmektedir. Ankara Oyuncak Müzesi Türkiye oyuncak tarihinde önemli yeri olan birçok bebeğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu oyuncalar içerisinde Fatoş bebekleri de yer almaktadır. Yerli bebekler dışında koleksiyonunda çok sayıda yurtdışı geleneksel bebekler de bulunmaktadır. Koleksiyonda yer alan bazı bebekler için durum taraması, belgeleme çalışmaları, bozulmaların tespiti, temizlik işlemi aşamaları fotoğraf yoluyla sunulmakta ve bebeklere uygulanan koruma çalışmaları aşama aşama verilmektedir.
Mümin Topçu
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Volume 21, pp 1956-1966; https://doi.org/10.17755/esosder.1125769

Abstract:
Makalemizde Hz. Musa’dan sonra gelen ve Benî İsrail peygamberinden biri olarak kabul edilen Hz. Yuşa’nın Bektaşi metinlerinde zikredilen destani hikâyesindeki vücut sembollerinden saç, burun, kulak, göz simgeciliği incelenecektir. Ümmetinin ömrünün kısa olması sebebiyle Allah’ın, Kadir gecesini Hz. Muhammet’e hediye edişini anlatan Kadir suresinin açıklamasında Hz. Yuşa’nın destani hayatından bir kesit verilir. Destanda saç simgesi olay akışında belirleyici olarak ön plana çıkar. Anlatımda saç simgesinin belirleyiciliğinin yanı sıra, saçla birlikte ve saça bağlı olarak şekillenen burun, kulak, göz sembollerini bir simge bütünlüğü içinde çözümlemeye çalışacağız. Sembollerin anlamlarını doğru tespit edebilmek adına öncelikli olarak Hz. Yuşa’nın kaynaklarda yer alan tarihi kişiliğine odaklanacağız. Tarihi kaynaklarda galibiyetlerle örülü geçmişi olan Hz. Yuşa’nın hayatında bir olumsuzluğu, yenilgiyi ifade eden saç ile bağlama simgesiyle anlatılan destani kişiliğinin mukayesesi sonucunda, destani anlatı ile tarihi yaşamının kesiştiği noktaları tespit ettikten sonra, saçın fonksiyonlarına, bilinçdışı ve kültürel yönlerine odaklanarak burun, kulak ve göz birlikteliğiyle çözümlemeye çalışacağız.
Murat Baş
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1114553

Abstract:
Bu araştırmanın amacı mesleki özdeşleşme ve bilgi paylaşımı arasındaki ilişkide prososyal motivasyonun aracı ve mütevazı liderliğin düzenleyici rolünü incelemektedir. Bu amaçla, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde çalışan 356 akademik personelden anket yöntemiyle veri elde edilmiştir. Bu veriler, SPSS 22, AMOS 23 ve SPSS MACRO istatistik programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, mesleki özdeşleşme ve bilgi paylaşımı arasında pozitif ilişkinin bulunduğu, bu ilişkide prososyal motivasyonun kısmi aracılık rolünün bulunduğu tespit edilmiştir. Durumsal aracılık modeli kapsamında ise, mesleki özdeşleşmenin bilgi paylaşımı üzerindeki (prososyal motivasyon aracılığı ile) dolaylı etkisinde mütevazi liderliğin düzenleyici role sahip olduğu saptanmıştır. Literatürde, mesleki özdeşleşme ve bilgi paylaşımı arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalarda prososyal motivasyonun aracı, mütevazi liderliğin düzenleyici rolünü inceleyen bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Bu bakımdan araştırmadan elde edilen sonuçların literatüre önemli kaynak ve katkı sağlayacağı beklenmektedir.
Abdulğafur İŞ, Fırat Birel
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1141748

Abstract:
Öğretmenlik meslek kanununa yönelik uzun süreden bu yana devam eden çalışmalar ve öğretmenlik meslek kanunun 14.02.2022 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmesi ile birlikte tartışmalar yeniden başlamıştır. Bu araştırmada güncel bir probleme dönüşen Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili öğretmen görüşlerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Mardin ve ilçelerinde görev yapan 65 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, amaçlı örnekleme çeşidi olan maksimum çeşitlik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu oluşturulurken eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem çeşitlilikleri dikkate alınmıştır. Araştırmada verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve uzman görüşü alınarak uygulanmıştır. Görüşme formu beş açık uçlu sorudan oluşturulmuş ve görüşme esnasında verilen cevaplar çerçevesinde soru sayısı arttırılmıştır. Bu araştırmada görüşülen bireylerin görüşlerini etkili bir biçimde yansıtmak amacıyla doğrudan alıntılar yapılarak betimsel, toplanan verileri açıklayarak kavramlara ve ilişkilere ulaşmak amacıyla içerik ve araştırmada çıkan öğelerin görülme sıklığını ortaya koymak için frekans analizi yapılmıştır. Çalışmada veriler analiz edilip değerlendirildiğinde alt problemlere göre ulaşılan sonuçların, ekonomi, liyakat, eşitlik, adalet ve itibar konuları ile ilgili oldukları görülmektedir.
Osman Söner, Aslı KARTOL
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1120296

Abstract:
COVID-19 salgını küçükten büyüğe her yaş grubunu birçok alanda derinden etkilemiştir. Özellikle yetişkin bireyler salgının sebep olduğu sağlık ve sosyal problemlerin yanı sıra arka planda ekonomik etkilerine de maruz kalmışlardır. Bu durum yetişkinlerin ruh sağlığı ve mental iyi oluşlarını olumsuz etkilemiştir. Salgın sürecindeki psikolojik süreçlerin ele alındığı bu çalışmada yetişkinlerin bilinçli farkındalık, depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu %72.4’ü (n=364) yetişkin kadın ve %27.6’sı (n= 139) yetişkin erkek oluşturmaktadır. Araştırmada ‘Bilinçli Farkındalık Ölçeği’ ve ‘DASS-21 Ölçeği’ uygulanmıştır. İlişkisel tarama yöntemi kullanılan bu çalışmadan elde edilen bulgular incelendiğinde cinsiyete göre bilinçli farkındalık, depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin anlamlı şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Yetişkin bireylerin bilinçli farkındalık düzeyleri arttıkça depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca depresyon ve anksiyete bilinçli farkındalığın anlamlı yordayıcılardır
Serhat Yildiz, Veysel Okçu
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1103667

Abstract:
The purpose of this research is to determine the views and expectations of teachers working in the central four districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) and teachers about unions. The research was designed with a case study, one of the qualitative research methods. A total of 21 teachers participated in the research. 14 of the participants in the research are union members and 7 of them are teachers who are not members of any union. The data in the research were obtained by interview. As a result of the research, it has been determined that the most important factors for teachers to be members of trade unions are the state of being organized and the protection of their personal rights. It has been determined that the relationship between the unions and the political institution is effective in the negative attitudes of the teachers towards the union organization and that there is "fear and anxiety of what will happen to me if I become a member of the union". Teachers' positive views on unions include the fact that unions are seen as part of an organizational life, while their negative view includes the existence of a relationship between unions and political institutions. The most important expectations of teachers from unions are; emphasized the necessity of increasing the efforts of unions to protect and develop their personal rights, and that unions should not engage in politics like the representatives of political parties.
Muhammet Tortumlu, Hasan Hüseyin Uzunbacak
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1103087

Abstract:
Bu araştırmada, çalışma arkadaşları etkileşiminin, örgütsel bağlılığı ne derece etkilediğinin tespit edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşabilmek için çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, bir devlet üniversitesinde idari personel olarak görev yapan 221 kamu personeli oluşturmuştur. Veriler kolayda örneklem yöntemiyle anketle toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için pearson korelasyon katsayısı, etki değerinin saptanması için ise basit doğrusal regresyon analizinden faydanılmıştır. İstatistiksel analizlerde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışma arkadaşları etkileşiminin örgütsel bağlılığı pozitif yönde istatistiksel olarak etkilediği ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucu ortaya çıkan bulgular, alanyazın kapsamında tartışılmıştır.
Gökten Öngel
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1094786

Abstract:
Araştırma kapsamında inşaat sektöründeki çalışanların İSG hakkındaki genel görüşlerinin işyerindeki İSG faaliyetleri hakkındaki algılarında ne şekilde bir farklılaşma meydana getirdiğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Elde edilen sonuçlar, yüksek riskli sektördeki çalışanların genel İSG algılarının işyerindeki İSG uygulamalarını anlamlandırmasında önemli bir yere sahip olup olmadığını tespit etme açısından önemlidir. Araştırma kapsamında inşaat sektöründe çalışan 187 çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminin seçiminde tesadüfi örnekleme yöntemlerinden basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise Tek Yönlü ANOVA Testi kullanılmıştır. Çalışanların genel olarak İSG algılarının onların işyerindeki İSG faaliyetlerini algılamalarında anlamlı farklılıklara neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından hareketle firmalara çalışanların İSG faaliyetlerinde daha fazla rol almalarını sağlamları, eğitimlerin sıklaştırılması, güvenli davranışlara yönlendirilmesi, yüksek riskli sektörlerde çalışanların faaliyette bulundukları iş ortamının İSG kriterlerine uygun hale getirilmesi önerilir.
Gözde Atalan, Zekavet Topçu Kabasakal
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi; https://doi.org/10.17755/esosder.1128023

Abstract:
Bu araştırmanın amacı özel gereksinimli çocuk sahibi ebeveynlerin psikolojik yardım alma tutumlarının psikolojik sağlamlık ve eş desteği ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırma örneklemini özel gereksinimli çocuk sahibi 223 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ‘Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği’, ‘Yetişkin Psikolojik Sağlamlık Ölçeği’, ‘Eş Destek Ölçeği’ ve çalışmacının hazırladığı ‘Kişisel Bilgi Formu’ kullanılmıştır. Ölçekler sonucunda ulaşılan verilerin analizi için SPSS 22 programı kullanılmıştır. Bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile veri analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde; özel gereksinimli çocuk sahibi ebeveynlerin psikolojik yardım almaya ilişkin tutumları arttıkça psikolojik sağlamlık düzeylerinin arttığı, algıladıkları eş destek düzeylerinde ise düşme olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özel gereksinimli çocuk sahibi ebeveynlerin psikolojik yardım alma tutumları, psikolojik sağlamlık düzeyleri ve algıladıkları eş destek düzeyi ile özel gereksinimli çocuğun tanısı arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Özel gereksinimli çocuk sahibi ebeveynlerin psikolojik yardım alma tutumları ve psikolojik sağlamlık düzeyleri ile kişinin daha önce psikolojik yardım alma durumu arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Eş destek ölçeği bazında ise daha önce psikolojik yardım almayan kişilerin eşlerinden gördükleri desteğin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.
Back to Top Top