International Journal of Innovative Approaches in Education

Journal Information
ISSN / EISSN : 26024780 / 26024489
Current Publisher: Pen Academic Publishing (10.29329)
Total articles ≅ 24
Filter:

Latest articles in this journal

Ebru Yılmaz Ince, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 4, pp 46-52; doi:10.29329/ijiape.2020.261.2

Abstract:
Dijital çağ bireylerin yaşamlarını etkilemekte, araştırma ve öğrenme alışkanlıklarını değiştirmektedir. Web tabanlı içeriklerin ulaşılabilir, zengin ve işlevsel olması sebebiyle internet ortamı, kişilerin araştırma tercihi haline gelmiştir. Bireylerin eğitim ihtiyacını internet üzerinden karşılamaları e-öğrenme kavramını ortaya çıkarmıştır. E-öğrenmenin gerçekleşebilmesi için, internet ortamında ders içerikleri eğitmen ve bilgisayar uzmanları işbirliğiyle hazırlanmakta ve öğrenciye öğrenme yönetim sistemleri gibi ortamlarda bireylere sunulmaktadır. Eğitmenler ders içeriklerini interaktif, motive edici ve eğlenceli hale getirmeleri için öğrenme nesneleri kullanmaktadır. Öğrenme nesnelerinin hazırlanmasında, bilgisayar uzmanı/programcısı kişilerin olması gerekliliği kısmen azaltmak adına öğrenme nesnelerinin tekrar kullanılabilirlik, uyarlanabilirlik, erişilebilirlik, süreklilik, değerlendirilebilirlik, ortamlar arası kullanılabilirlik, keşfedilebilirlik, birbirleri arası değişebilirlik, yönetilebilirlik ve güvenirlilik gibi özelliklerini karşılamak için öğrenme nesne ambarlarında saklanmaktadır. Öğrenme nesne ambarları arama, kalite kontrolü, toplama, talep etme, saklama, yayınlama ve alma işlevleri yerine getiren sistemlerdir. Bu çalışma, Türkiye’de öğrenme nesne ambarı üzerine yapılmış çalışmaları betimlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, tablolaştırılarak sunulmuştur.
Sinan Sinan Çınar & Nurullah Kereci, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Nurullah Kereci, Sosyal Bilimler Enstitüsü Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 4, pp 26-45; doi:10.29329/ijiape.2020.261.1

Abstract:
Araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin mühendislik tasarım uygulamalarının fen bilimleri öğretimine entegrasyonu hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada araştırma yöntemi olarak “özel durum yöntemi” benimsenmiş ve veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Ordu ilinin Ünye ilçesinde devlet okullarında görev yapan 16 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre; sınıf öğretmenlerinin mühendislik tasarım yöntemini bir öğretim yöntemi olarak algılamadıkları ve mühendislik tasarım yöntemi hakkında bilgilerinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan sınıf öğretmenlerinin mühendislik tasarıma dayalı fen etkinlikleri hazırlama konusunda istekli oldukları ve bu konuda bilgi ve beceri sahibi olmak için hizmet içi eğitim kurslarına katılmaya gönüllü oldukları tespit edilmiştir. Ülkemizdeki sınıf öğretmenlerinin her birini mühendislik tasarıma dayalı bir hizmetiçi eğitimden geçirmek oldukça zor bir süreç olacağı düşünüldüğünde; özellikle öğretmenlerin faydalanacağı Mİlli Eğitim Bakanlığı (MEB) e-öğrenme sistemi olan; EBA, Hayat Boyu Öğrenme Portalı, Okul Dışı Öğrenme Portalı gibi uygulamalarda örnek etkinliklere ve yardımcı materyallere yer verilmeli ve bu tür portallardan öğretmenler haberdar edilmelidir.
Yasin Yılmaz, Çukurova Üniversity, Yasin Yılmaz & Fulya Cenkseven Önder, Çukurova Universitesi: Adana
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 4, pp 1-11; doi:10.29329/ijiape.2020.239.1

Abstract:
Bu çalışmanın amacı Walsh, Rassafiani, Mathews, Farrell ve Butler (2010) tarafından geliştirilen ve Walsh ve ark. (2012) tarafından revize edilen Öğretmenlerin Cinsel İstismar Durumlarını Bildirme Tutumları Ölçeği’nin Türkçe Formunun psikometrik özelliklerini araştırmaktır. Araştırma örneklemi ilkokul (n=105), ortaokul (n=88) ve lisede (n=26) görev yapan 127’si (%58) kadın 92’si (%42) erkek toplam 219 öğretmenden oluşmaktadır. Uyarlama çalışması yapılan ölçek 14 maddeden ve 3 alt ölçekten (yükümlülük, kaygı ve güven) oluşmaktadır. Yapı geçerliğin incelenmesi amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. DFA sonuçlarına göre sınanan modelin oldukça iyi uyum indekslerine sahip olduğu saptanmıştır ve elde edilen boyutlar ölçeğin orijinal hali ile örtüşmektedir. Güvenirlik çalışması sonucunda ölçeğin tamamı için Cronbach alfa katsayısı .82 olarak hesaplanmıştır. Alt ölçeklerin Cronbach alfa katsayıları ise Yükümlülük .82, Kaygı .67 ve Güven .43 şeklindedir. Araştırma sonucunda Öğretmenlerin Cinsel İstismar Durumlarını Bildirme Tutumları Ölçeği’nin öğretmenlerin cinsel istismar durumlarını bildirmeye yönelik tutumlarını ölçmede toplam puanda geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.
Yaşar Özmen & Hüseyin Mertol Salih Ceylan, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Yaşar Özmen, Hüseyin Mertol, Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 4, pp 12-22; doi:10.29329/ijiape.2020.239.2

Abstract:
Bu çalışmanın amacı, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin hava durumunu simgeleyen sembolleri algılama düzeylerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu Isparta-Merkez İlçesinde bulunan Hafız İbrahim Demiralay İlkokulu 3-D sınıfı öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma kapsamında 29 öğrenci ile çalışılmıştır. Bu çalışmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veriler toplanmış. TRT Çocuk kanalında yayınlanan hava durumu bültenini izleme durumlarına göre ön test ve son test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yaz mevsimi hava durumu grafiklerine ilişkin bilgi düzeylerinde anlamlı artış meydana gelirken, kış mevsimi hava durumu grafiklerine ilişkin bilgi düzeylerinde herhangi bir değişim görülmediği, hatta bazı grafiklere ilişkin bilgi düzeylerinde anlamlı azalma meydana geldiği görülmüştür. İlkbahar ve sonbahar mevsimi sembolleri ise yaz ve kış mevsimi sembolleri içinde belirtilmiştir. Bu noktada ilkokul öğrencilerinin hava durumu grafiklerine ilişkin bilgi düzeylerinin geliştirilmesine yönelik farklı eğitim programları uygulanabilir. Farklı eğitim programlarının ilkokul öğrencilerinin hava durumu sembolleri hakkındaki bilgi düzeyleri üzerine etkilerinin ele alındığı benzer çalışmalar yapılabilir. Böylece öğrencilerin hava durumu sembolleri konusundaki bilgi düzeylerini geliştirmeye yönelik yeni modeller ortaya konulabilir.
Hüseyin Ulus, Institute Of Education Sciences
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 3, pp 93-110; doi:10.29329/ijiape.2019.226.3

Abstract:
Bu araştırmanın temel amacı güzel sanatlar eğitimi alanında yapılmış olan deneysel nitelikteki lisansüstü çalışmaların profilini incelemektir. Bu nedenle araştırmada incelenmesi hedeflenen olgu ve olaylar hakkında bilgi içeren, yazılı kaynakların çözümlenmesini kapsayan doküman analizinden yararlanılmıştır. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi aracılığıyla ‘‘Sanat eğitimi’’, ‘‘Güzel sanatlar eğitimi’’, ‘‘Resim iş eğitimi’’ ve ‘‘Görsel sanatlar eğitimi’’ anahtar sözcükleri ile basit tarama yapılarak 560 adet lisansüstü araştırmaya ulaşılmıştır. Ulaşılmış olan araştırmalardan deneysel nitelikte olmayan çalışmalar analiz dışı bırakılmış ve sonuç olarak 95 adet lisansüstü araştırma incelenmek üzere ayrılmıştır. Güzel sanatlar eğitimi alanında yapılmış olan deneysel araştırmalar; üniversite, kullanılan ölçme aracı, veri analiz yöntemi, veri toplama araçları ve araştırmaların yıllara göre dağılımı/yoğunluğu tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda; yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlilik alanında yapılmış olan deneysel araştırmalardan büyük çoğunluğunun Gazi Üniversitesi bünyesinde tamamlandığı, yüksek lisans alanında en fazla deneysel araştırmanın 2009, doktora alanında ise 2004 ve 2018 yıllarında yapılmış olduğu, deneysel araştırmalarda en fazla nicel veri analiz yöntemlerinden yararlanıldığı, araştırmaların büyük çoğunluğunda yarı deneysel desen modelinden yararlanıldığı, yüksek lisans ve doktora alanında yapılmış olan araştırmalarda en fazla başarı testinden yararlanılmış olduğu ve son olarak; en yoğun çalışılan konunun Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen verilerden hareketle deneysel araştırmaların yıllara göre dağılımı göz önünde bulundurulduğunda büyük bir tutarsızlık olmadığı yorumunda bulunulabilir. Buna ilaveten, ilgili anahtar sözcükler yazılarak ulaşılan araştırmaların toplam sayısı 560 olmasına rağmen bunlardan yalnızca 95 çalışmanın deneysel araştırma kategorisinde yer alması, sanat eğitimi alanında yapılmış müdahaleli araştırmaların azlığını ortaya koymaktadır.
Derya Girgin, Çanakkale Onsekiz Mart University Education Faculty, Derya Girgin & Ismail Satmaz, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknik Bilimler Myo
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 3, pp 82-92; doi:10.29329/ijiape.2019.226.2

Abstract:
Bu çalışma özel yetenekli öğrencilerin bilimsel söyleşilere ilişkin görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Alan yazın taraması sonucunda, Türkiye’de özel yetenekli öğrenciler ile ilgili bilimsel söyleşiler konusu alan yazında çalışılmamış bir konu olarak dikkatimizi çekmektedir. Günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle beraber binlerce kilometre uzaktan bile bilimsel söyleşiler izlenebilmektedir. Bu kapsamda özel yetenekli öğrencilerin bilimsel söyleşilere ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 öğretim yılında düzenli olarak bilimsel söyleşi düzenleyen Güney Marmara Bölgesinde bulunan bir BİLSEM’in öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, amaçlı örnekleme yoluyla belirlenen 42 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış ve yönlendirici olmayan görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Bilimsel söyleşilerin içeriği, öğrencilere katkısı, karşılaştıkları olumsuz durumlar, daha iyi olması için öneriler ve söyleşiyi yapan uzman kişi hakkındaki düşüncelerine yer verilmiştir. Verilerinin analizini alanında uzman iki kodlayıcı gerçekleştirmiştir. Verilerin analizinde Cohen Kappa uyum değerlerinden yararlanılmıştır. Öğrenciler bilimsel söyleşi içeriklerinin ilgi çekici oduğunu, ilgi alanlarını karşıladığını belirtmişlerdir. Bilimsel söyleşilerin daha etkili olması için alanında uzman kişiler tarafından verilmesi, uygulamalı olarak gerçekleştirilmesi ve fiziki ortamının söyleşiler için uygun olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Özel yetenekli öğrenciler özellikle söyleşiye yönelik sorularının sona bırakılmasına ilişkin olmusz duygularını dile getirmişlerdir. Bilimsel söyleşileri veren kişilerin farklı yöntemlerle, çeşitli materyaller kullanarak söyleşileri gerçekleştirmesi de üzerinde durulan önemli husus olmuştur. Bilimsel söyleşilerin özel yeteneklilere yönelik belirli bir program çerçevesinde düzenlenmesi araştırma çerçevesinde önerilmektedir.
Beste Şenkal & Yusuf Mete Elkıran Fatih Kana, Canakkale Onsekiz Mart University, Beste Şenkal, Yusuf Mete Elkıran, Milli Eğitim Bakanlığı
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 3, pp 40-54; doi:10.29329/ijiape.2019.225.1

Abstract:
Bu çalışmanın amacı Türkçe öğretmeni adaylarını sosyal medya kullanım düzeylerini belirlemektir. Araştırmanın örneklem grubunu Türkiye’nin batısında yer alan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Veri toplama işlemi yarı yapılandırılmış görüşme formuyla yapılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmen adaylarının materyal olarak sosyal medya kullanım düzeylerinin yüksek olduğu, sosyal medyada yer alan sayfaları ve hesapları takip ettiği, bu sayfa ve hesaplardan beğendikleri materyalleri öğretmenlik yaparken de kullanmak istedikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
Eylem Yalçınkaya Önder, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eylem Yalçınkaya Önder & Esin Pekmez, Ege University
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 3, pp 70-81; doi:10.29329/ijiape.2019.226.1

Abstract:
This study aimed to teach the method of argumentation concept to pre-service teachers and to determine the change in argumentation quality of them through activities involving socio-scientific issues and science concepts. 48 pre-service teachers from a public university participated in this study. Convenience sampling technique was used as a non-random sampling method for forming the study groups. The pre-service teachers forming the working group had not received a course or training about argumentation in their formal education program before the current study. The activities of the study were conducted before and after instructed them about the Toulmin Argument Pattern (TAP) and argumentation concepts. Throughout the activities, pre-service teachers found an opportunity to engage in groups and exchange ideas with one another. Data were collected through both written and verbal arguments. The written arguments containing the common views/opinions of the group were taken from each group of students. Verbal arguments were also recorded as video besides to written arguments. The frequency of use of the elements of the students in the TAP was also presented in the study. It is determined that there is no substantial change in the written and verbal argument quality of the students.
Hüseyin Ulus, Institute Of Education Sciences
International Journal of Innovative Approaches in Education, Volume 3, pp 55-69; doi:10.29329/ijiape.2019.225.2

Abstract:
Bugün Görsel Sanatlar dersinin, başta okul yöneticileri ve veliler tarafından genel eğitim programının bütününü oluşturan diğer disiplinlerden ayrı bir alan olarak düşünülüyor olması, sanat eğitiminin yalnızca yetenekli öğrenciler için gerekli bir öğrenme alanı olarak görülmesi ve Resim İş Eğitimi Anabilim dallarından mezun edildikten sonra Görsel Sanatlar öğretmeni olacak öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğini ikinci bir seçenek olarak değerlendiriyor olmalarının Görsel Sanatlar Eğitimi açısından büyük bir sorun teşkil ettiği düşünülmektedir. Bu sebeple araştırmada; Resim İş Eğitimi Anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adaylarının karşılaştığı yapısal sorunlar, Eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması sonucunda anabilim dalı statüsüne çekilen Resim İş Eğitimi bölümlerinin mevcut problemleri ve bu problemlerin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında okutulan Görsel Sanatlar dersine yansımaları incelenmiştir. İncelenen dokümanlar ve yapılan alanyazın taraması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak; Resim İş Eğitimi Anabilim dallarında yeniden yapılandırma girişimi sonucunda yıllardır çözüm bulunamayan bazı problemlerin olduğu, bu problemlerin Resim İş Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarını etkilediği ve en önemlisi, eski adıyla Resim İş Eğitimi ve Müzik Eğitimi bölümlerinin, söz konusu bölümlerde görevli akademik personel ile görüşülmeden anabilim dalı olarak tek bir bölüm altında toplanmasının her iki alan açısından da sorunlar yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Back to Top Top