Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi

Journal Information
ISSN : 2459-1467
Current Publisher: Online Turk Saglik Bilimleri Dergisi (10.26453)
Total articles ≅ 144
Current Coverage
DOAJ
Archived in
SHERPA/ROMEO
Filter:

Latest articles in this journal

Canan Birimoglu Okuyan, Süreyya Nur, Fatma Karasu, Ebru Deveci
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 455-463; doi:10.26453/otjhs.702051

Abstract:
Amaç: Bu araştır ma, sağlık alanındaki ön lisans bölümünde öğrenim gören öğrencilerde nomofobinin çeşitli faktörler üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma nicel ve nitel tipte yapılan çalışmadır. Çalışmanın evrenini, bir devlet üniversitesinin ön lisans bölümünde öğrenim gören öğrenciler oluşturmuş ve örneklem seçimine gidilmeyerek çalışmaya katılmayı kabul eden 439 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel kısmı için, nicel boyuta katılan ve çalışmanın nitel kısmına katılmaya gönüllü olan öğrencilerden 13’i rastsal olarak seçilmiş ve görüşmeler yapılmıştır. Veriler Mayıs-Ekim 2019 tarihleri arasında toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yanında şarj taşıma, cep telefonunu günlük kontrol etme sıklığı, günlük cep telefonu kullanma süresi, son zamanlarda telefonun aile bağlarında kopukluğa sebep olup olmadığı durumları ile Nomofobi ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak önemli bir ilişki bulunmuştur (p
Arzu Şahin, Havva Erdem, Mürüvvet Akçay Çelik, Soner Çankaya, Ali Aslan
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 464-473; doi:10.26453/otjhs.735102

Abstract:
Amaç: Bu çalışmanın amacı; vücudun bazı bölgelerinde görülen yassı epitel hücreli karsinom vakalarında Ekadherin ve β-katenin düzeylerinin; hastaların yaşı, cinsiyeti, karsinomların yerleşim yeri ve tümör tipine göre değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Materyal ve Metot: Retrospektif olarak yapılan bu çalışmanın örneklemini Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma hastanesine müracaat eden ve deride yassı epitel hücreli karsinom tanısı almış olan 53 hastanın numuneleri oluşturdu. Numuneler E-kadherin ve β-katenin yönünden immünohistokimyasal olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş dağılımları arasında fark tespit edilmedi (p>0,05). β-katenin ve E- kadherin skorları; cinsiyet ve numunenin alındığı yerleşim yerine göre değişmemektedir (p değerleri sırasıyla; 0,129, 0,106 ve 0,259, 0,120). Tümör tipine göre ise β-katenin skorlarının değişmediği fakat E- kadherin skorlarının önemli oranda değiştiği belirlendi (sırasıyla p değeri; 0,721, 0,013). Sonuç: E-kadherin boyama şiddetinin patolojik tanı tipine göre değiştiği belirlendi. Örneklem genişliği büyütülerek yapılacak bilimsel çalışmalar sonuca önemli katkı sağlayacaktır.
Aziz Ahmad Hamidi, Cüneyt Kuru
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 474-481; doi:10.26453/otjhs.744639

Abstract:
Amaç: Bu çalışmada, kandidemide etkenlerin dağılımı, risk faktörleri ve olguların sağ kalımına etki eden faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Ocak 2016-Haziran 2019 tarihleri arasında kan kültüründe Candida türleri üreyen erişkin hastalar çalışmaya alınmıştır. Kan kültür şişeleri BACTEC FX-40 (Becton Dickinson, MD, ABD) tam otomatize kan kültür sisteminde inkübe edilmiştir. Kolonilerin tanımlanmasında Phoenix™ (Becton Dickinson Diagnostics, ABD) otomatize sistem kullanılmıştır. Hastaların klinik özellikleri hastane kayıtlarından geriye dönük olarak incelenmiştir. Bulgular: Candida türleri, 114 hastadan alınan 261 kan kültürü örneğinde saptanmıştır. Bu hastalarda, 122 kandidemi atağı tespit edilmiştir. Klinik özelliklerine ulaşılan 75 hasta incelenmiştir. Olguların %66,6’sı kadın, yaş ortalaması 74,35±14,34 yıl ve mortalite oranı %70,7 idi. Atakların %57’sinde C. albicans üredi. C. albicans ve nonalbicans Candida (NAC) üreyen olgularda, klinik bulgular ve risk faktörleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Otuz günlük sağ kalım açısından, yoğun bakım biriminde yatış, mekanik ventilasyon, bakteriyemi ve uzun yatış süresi sağ kalan grupta daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Kandidemi olgularının yoğun bakım biriminde izlenmesinin, hastaların sağ kalımına olumlu etki yaptığını düşünmekteyiz .
Gülgün Durat, Gümrah Atmaca, Bedia Tarsuslu, Atilla Erol, Zuhal Edin, Merve Keleş
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 519-527; doi:10.26453/otjhs.788933

Abstract:
Amaç: Ruhsal bozukluğu olan hasta ile yaşama ve onun bakımını sağlama baş edilmesi güç bir durumdur. Çalışmada psikiyatrik tedavi alan hastaların yakınlarının, psikolojik dayanma güçleri ile öfke ve öfke ifade tarzlarının, sosyo-demografik değişkenler ve şiddete maruz kalma gibi yaşam olayları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, 13 Şubat- 3 Nisan 2017 tarihleri arasında, bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin psikiyatri kliniklerinde (Kadın, Erkek Psikiyatri Klinikleri) yatarak veya ayaktan tedavi gören 200 hastanın bakımı ve izleminde sorumluluk alan yakınlarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Kendini Toparlama Gücü Ölçeği (KTG) ve Sürekli Öfke ve Öfke İfade Ölçeği (SÖÖTÖ) kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Erkeklerin kadınlara göre öfke dışa vurum puanlarının anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Daha önce şiddete maruz kalanların, kalmayanlara göre KTG ve öfke kontrol puan ortalamaları daha düşük ve sürekli öfke, öfke dışa vurum, öfke içe vurum puan ortalamaları daha yüksektir. KTG ile öfke kontrol puanları arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur (p
Esra Polat, Elif Erolu, Gözde Ercan, Aysun Boga, İlkay Özgen, Gülbahar Yurdusever, Ahmet Zahid Göksu, Şirin Güven
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 503-509; doi:10.26453/otjhs.757053

Abstract:
Amaç: Çalışmanın amacı pediyatrik COVİD-19 hastalarının klinik olarak sadece gastrointestinal semptomlar sergileyebileceğine dikkat çekerek, gastrointestinal sistem ile solunum sistemi tutulumu arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Materyal ve Metot: Çalışmaya 1-18 yaş arasında 300 hasta dahil edildi. Hastalar semptomlarına göre; gastrointestinal semptomları, solunum semptomları ve gastrointestinal semptomları ile solunumsal semptomları olanlar şeklinde 3 gruba ayrıldı. PCR testi pozitif hastalar COVID-19 tanısı aldı. PCR negatif saptanan hastaların tanısı klinik semptomlara ve temas öyküsüne göre konuldu. Hastalar demografik özellikler, laboratuvar ve görüntüleme bulguları açısından analiz edildi. Bulgular: COVID-19 tanısı alan 300 hastanın 29' unda PCR pozitif saptandı. Sadece gastrointestinal semptomları olan 58 hastanın tümünde yakın temas öyküsü vardı, ellisekiz hastanın 24'ünde PCR pozitifliği (%41.3) saptandı. Yedi hastanın ikisinde (%12) görüntüleme bulguları COVID ile uyumluydu, 7 hastanın ikisinde PCR negatifti. Medyan nötrofil lökosit oranı ve CRP gastrointestinal semptomları olan grupta solunum semptomları olan gruba göre daha yüksek bulundu (sırasıyla p = 0.034, p = 0.028). Sonuç: Solunumsal şikayetler içermeyen, sadece gastrointestinal semptom bulguları olan ve PCR testi negatif saptanan hastalar, olası COVİD-19’un erken solunum tutulumu açısından dikkatle değerlendirilmelidir.
Ayşegül Gencer, Azime Karakoç Kumsar
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 434-443; doi:10.26453/otjhs.694088

Abstract:
Amaç: Çalışma, yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hastaların algıladıkları çevresel stresör düzeyinin uyku kalitesine etkisini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı tasarımda yapılan araştırmanın örneklemini, bir kamu hastanesinin ikinci basamak genel yoğun bakım ünitesinde yatan 270 hasta oluşturdu. Araştırmanın verileri, "Hasta Onam Formu", "Hasta Tanıtım Formu", "Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği (PUKİ)" ve "Yoğun Bakım Ünitesi Çevresel Stresörler Ölçeği (YBÜÇSÖ)" kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde, studen t testi, Tek Yönlü ANOVA, Tukey HSD Post-hoc testi, Spearmen Korelasyon Analizi, Kruskal Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanıldı. Bulgular: Hastaların PUKİ ölçek toplam puan ortalaması 15,01±2,69 ve YBÜÇSÖ toplam puan ortalaması 128,32±16,37 olarak saptandı. Hastaların çevresel stresör düzeyi ile öznel uyku kalitesi alt boyut toplam puanları arasında pozitif yönlü zayıf ilişki bulundu (p p
Hilal Hizli, Şule Kiyak, Ahsen Fulya Ertosun, Ilkay Eryilmaz, Parikhonum Gasanova
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 406-414; doi:10.26453/otjhs.599949

Abstract:
Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, 18-25 yaşları arasındaki 80 Türk kadının, menstrüel siklusları boyunca beslenme durumlarını ve vücut kompozisyonlarındaki değişimleri araştırmaktır. Materyal ve Metot: Demografik bilgiler ve besin alımı verileri önceden yapılandırılmış bir anketle toplanmıştır. Kadınların vücut ölçümleri BIA yöntemiyle, menstruasyon sırasında ve sonrasındaki 4 günde olmak üzere 2 kez alınmıştır. Besin tüketim kayıtları analiz edilerek enerji ve besin öğesi alımları değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde SPSS 18.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 21.6 ± 1.68 yıldır. Menstruasyon döngüsü sırasındaki ve sonrasındaki ölçümleri karşılaştırıldığında, vücut ağırlıkları, bel çevresi ve göğüs çevresi artışları sırasıyla 0.32 kg, 0.90 cm ve 0.57 cm bulunmuştur. Bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0.05). Sonuç: Her ne kadar çeşitli çalışmalar menstruasyon dönemine odaklanmış olsa da, çalışmamızın yeniliği, özellikle bu dönemde besin öğesi alımını da değerlendirmesidir. Menstruasyon döngüsüne bağlı olarak kadınların enerji ve besin öğesi alımlarında farklılık olmadığı görülmüştür.
Soykan Şahin
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 415-423; doi:10.26453/otjhs.664278

Abstract:
Amaç: Periyodik sağlık muayeneleri personeli sağlıklı kılmak, erken tanı, tedavi ve rehabilitasyonu sağlayarak iş gücü kaybını engellemek ve verimliliği arttırmak amacıyla yapılır. Bu çalışmada güvenlik kuvvetleri personeline yönelik yapılan periyodik sağlık muayenelerinin verimliliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı tipte tasarlanan bu çalışmaya engelli raporu vermeye yetkili yedi adet ikinci basamak kamu hastanesine başvuran 1209 kişi katılmıştır. Hasta bilgi formuyla önceden sağlık durumları belli olan hastalara, muayene sonucunda yeni bir hastalık tanısı koyulup koyulmadığı saptanmıştır. Verimlilik ise katılımcıların bilinen bir hastalığı olsun ya da olmasın kendisine konulan yeni tanı üzerinden oranlama analizi kullanılarak hesaplanmıştır. Bulgular: Katılımcıların 461 (%22,7)’ine en çok göz hastalıklarıyla ilgili tanılar, 321 (%15,8)’ine kilo fazlalığı ve 284 (%14)’üne hiperlipidemi tanısı koyulurken 449 (%22,1) katılımcı tamamen sağlıklı bulunmuştur. Periyodik sağlık muayenelerinin verimliliği %62,3 olarak saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda periyodik sağlık muayenesi verimliliği %62,3’lük oranla orta düzeyde verimli olarak değerlendirilmiştir. Güvenlik kuvvetleri personelinin zaten sağlıklı kişilerden oluştuğu ve görev yapma şartlarından bir tanesinin de sağlıklı kalmak olduğu göz önüne alındığında bu değer beklenen bir değerdir.
Emine Yaylali
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 528-540; doi:10.26453/otjhs.773674

Abstract:
Sağlık araştırmalarında matematik modellerin uygulanması yeni olmamakla beraber son yıllarda oldukça yaygınlaşmıştır. Bu artışın nedeni olarak veriyle hesaplama gücündeki artış kadar sağlık maliyetlerinin artması, kaynakların azalması bununla beraber artan yaşam süresi nedeniyle rastlanan kompleks sağlık sorunları da gösterilebilir. Bu çalışma, matematik modellerin sağlık alanındaki uygulamalarını incelemeyi amaçlamakta olup özellikle klinik uygulamaları ve hastalık modellerine önem vermiştir. Bulaşıcı hastalıklar ve kronik hastalıkların modellenmesi bunlara bağlı olarak tedavi ve korunma yöntemlerinin arasından en etkin ve maliyet etkili olanların belirlenmesi önemli bir alandır. Kızamık, grip, kanser ve HIV gibi birçok hastalık ve halk sağlığı sorunu matematik modeller yardımıyla incelenip var olan kaynakların etkin kullanımını sağlayacak karar destek çalışmaları mevcuttur. Bu çalışmada, bu çalışmaların geniş bir özeti kullanılan matematik modelleme yöntemlerinin sınıflandırılmasıyla verilmiştir. Hastalık model yöntemleri olarak Markov modeller, kompartıman modelleri ve ajan temelli benzetim modelleri metot olarak özetlenmiş ve yapılan önemli çalışmalardan bazıları ve Türkiye’de yapılan uygulamalar incelenmiştir.
Öznur Tiryaki, Nursan Çinar, İbrahim Caner
Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, Volume 5, pp 548-552; doi:10.26453/otjhs.749764

Abstract:
Diyaliz programı uygulanan doğurgan çağdaki kadınlarda gebelik son derece nadirdir. Son yıllarda diyaliz yöntemlerindeki gelişmeler, hasta takibindeki iyileşmeler ve multidisipliner hasta yaklaşımları nedeniyle bu hasta grubunda da fertilizasyon olasılığı ve gebelik sonrası canlı doğum oranları artmaktadır. Bu yazıda dört yıldır diyaliz tedavisi gören primipar annenin takipleri, diyaliz tedavisi ve bebeğinin ilk altı aylık büyüme süreci sunuldu.
Back to Top Top