Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi

Journal Information
ISSN : 1301-2894
Published by: Yerbilimleri (10.17824)
Total articles ≅ 82
Current Coverage
SCOPUS
GEOBASE
Filter:

Latest articles in this journal

Hüsnü Serdar Akyüz, Mehran Basmenji, Erdem Kirkan, Murat Ersen Aksoy, Aynur Dikbaş, Mehmet Korhan Erturaç
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 232-260; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.868411

Orhan Gureli
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.703868

Abstract:
Vibroseis is a different seismic method, whose main parameter is varying with rock layers deep in the earth. Vibroseis data is extremely useful a method in seismic acquisition for controlling the frequency range of seismic data. The vibrator is a controlled energy source employed in seismic methods. It is now the principal source for land seismic exploration. Suitable input signal is typically a sinusoid that changes frequency within a bandwidth. To obtain high-quality subsurface images, amplitude of the sweep signal and amplitude of Klauder wavelet, as for as S/N ratio is important parameters. In this study, amplitude of Klauder wavelet variations with respect to different sweep parameters are investigated; tests have been made based on a variety of sweep numbers, sweep length, peak force ratio and sweep bandwidth and results have been compared with theoretical values. They have evaluated in the shot and process domain.
Elif Avşar
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.910036

Abstract:
Bilindiği gibi hamurda kayalar bloklar ve matriks olmak üzere iki bileşenden oluşmaktadırlar. Bu kayaların dayanım, deformasyon ve bozunma davranışının araştırılmasında hamurda kaya ile birlikte blok ve matriksin jeo-mekanik özelliklerinin ve bozunma karakteristiklerinin belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada hamurda kayanın donma-çözünme ve suda dağılmaya karşı duraylılık olmak üzere iki süreç açısından fiziksel bozunma davranışı araştırılmıştır. Buna ek olarak, bu tür bir kayanın yerinde ve dolayısıyla zaman açısından doğal sürecinde bozunması sonucu dayanımındaki azalma gözlenmiştir. Bu amaçla bozunmaya bağlı olarak dayanım azalmasının yerinde tayin edilmesi için Sille Antik Kenti’ndeki (Konya) kaya oyma yapılarının duvarlarında Schmidt çekici deneyleri uygulanmıştır. Laboratuvar ve arazi çalışmalarının tümünde hamurda kayayı oluşturan matriks ve blok bileşenleri ve hamurda kayanın kendisi ayrı ayrı incelenmiştir. Ayrıca, laboratuvar ve arazi ölçeğinde bozunma sonucu hamurda kayada ya da hamurda kaya kütlesinde gerçekleşen fiziksel değişimler birbiriyle ve diğer volkanik/volkanoklastik kayalarla karşılaştırılmıştır. Sonuçlara göre, hamurda kaya ve matriksin suda dağılmaya karşı duraylılığının düşük olduğu belirlenmiştir. Buna karşın, blokların suda dağılmaya karşı duraylılık indeksinin matriks ve hamurda kayayın suda dağılma indeks değerlerine oranla oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir. Donma-çözünme çevrimleri sonunda hem hamurda kayada hem de blok ve matrikste tek eksenli sıkışma dayanımının kritik biçimde azaldığı belirlenmiştir. Blokların Schmidt geri sıçrama değerlerinin matrikse ait değerlerden daha yüksek olduğu ve kaya yapılarının dış duvarlarındaki geri sıçrama değerlerinin iç odaların duvarlarında belirlenenlerden belirgin biçimde düşük olduğu ortaya konmuştur.
Mehmet Ekmekçi, Şükran Açikel
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 144-178; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.899989

Abstract:
Yeraltısuyu beslenimi, su kaynakları potansiyelinin hesaplanmasında ihtiyaç duyulan temel parametrelerden biridir. Yeraltısuyu beslenme miktarının tahmin edilmesinde çeşitli yöntemler uygulanmakla birlikte, süzülme ve vadoz zon hidrolojisinin karmaşıklığı nedeniyle her yöntemin olumlu ve olumsuz yönleri bulunmaktadır. Karmaşık teoriye dayanmayan, temsil ediciliği düşük ve elde edilmesi zor parametreler gerektirmeyen, sonuçları görece yüksek güvenirliğe sahip, kolay uygulanabilir bir yöntem arayışı halen sürmektedir. Yeraltısuyu seviyesinde meydana gelen yükselimin yağıştan süzülen suyun doygun zona ulaşması sonucu olduğu varsayımıyla, yağışların eklenik etkilerinden yola çıkılarak beslenme miktarının tahmin edilmesi yaklaşımı, görece az sayıda veri gerektirmekte ve kolay uygulanabilirken, aynı zamanda belirli bir düzeyde güvenilir sonuçlar vermektedir. Bu çalışmada, ortalamadan eklenik sapma yaklaşımının kuramsal temelleri açıklanmış, yöntem Antalya-Gazipaşa Ovası akiferine uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, gözlenen yeraltısuyu seviyelerinin yüksek determinasyon katsayılarıyla türetilmesi mümkün olmuştur. Ayrıca yöntemle, yeraltısuyu seviye değişimine neden olan, akarsu yatağından sızma ve pompaj gibi dış etkileri analiz etmek mümkün olmuş, ova akiferinin açık bir sistem yapısında olduğu ortaya konmuştur.
Güzin Akin, Öznur Karaca
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 121-143; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.820161

Abstract:
Dünyada ve Türkiye’de en önemli doğal tehlikelerden biri olan taşkınlar doğal ya da insan müdahalesi sonucu, şiddetine ve oluşum şartlarına bağlı olarak az veya çok olumsuz etki yaratarak afetlere yol açmaktadır. Bu çalışmada, Muğla İli Fethiye yerleşim alanı içerisinde yer alan Çerçi Deresi’nin taşkın analizi yapılarak, dere yatağının da bulunduğu çalışma alanı için taşkın duyarlılık haritası hazırlanmıştır. İnceleme alanı için Çerçi Deresi etrafında taşkına duyarlı alanların haritalanmasında bölgeye ait jeolojik, jeomorfolojik, sedimantolojik ve hidrolojik verilerden yararlanılmıştır. Çalışma alanı zeminlerinin fiziksel özellikleri incelenmiş ve ince kum, silt ve kil boyutundaki sedimanların yoğunlukta olduğu görülmüştür. Alınan örnekler ile yapılan zemin deneyleri neticesinde hakim zemin sınıfının orta plastisiteli inorganik kil (CL) olduğu belirlenmiştir. Taşkına duyarlı alanların haritalanmasında konumsal analiz çalışmaları sırasında ArcGIS 10 programı ve alt modül olan Spatial Analysis modülünden yararlanılmıştır. Çalışma alanının eğim, yükseklik, akarsuya yakınlık, jeoloji, arazi kullanımı ve bakı gibi kriterlere ait altlık haritaları oluşturulmuş ve ağırlıklı çakıştırma yöntemi kullanılarak taşkın duyarlılık analizi ArcGIS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçta, çalışma alanına ait taşkın duyarlılık haritası elde edilmiştir. Oluşturulan bu duyarlılık haritasına göre çalışma alanının %17,64’ü taşkına yüksek duyarlı alanlar içerisinde yer almaktadır. Taşkına çok yüksek duyarlı alanlar da çalışma alanın güneybatısındaki Fethiye yerleşim merkezindeki alanları içermektedir.
Cemile Solak
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 9-40; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.826807

Abstract:
Ortaköy-Barcın Yaylası Kretase istifi, Gündoğmuş’un (Antalya) kuzeyinde Akseki-Güzelsu-Köprülü boyunca yüzlek veren Antalya napları içerisinde yer alır. İstif, başlıca Pseudonummoloculina aurigerica, Praechrysalidina infracretacea, Nezzazata isabellae, Trochamminoides coronus, Glomospira urgoniana, Vercorsella arenata, Cuneolina parva türlerini içeren Albiyen kireçtaşları ile başlar ve Sellialveolina viallii, Ovalveolina maccagnoae, Biplanata peneropliformis, Pseudorhapydionina dubia, Pseudolituonella sp., Biconcava bentori, Merlingina cretacea, Chrysalidina gradata, Cuneolina pavonia, Coxites zubairensis türlerini içeren Senomaniyen kireçtaşları ile uyumlu olarak üzerlenir. Sıklıkla breşik seviyeler içeren Albiyen-Senomaniyen kireçtaşları sınırlı iç platformun kısa süreli su-üstü koşullara maruz kalan gel-git çevresi ortamlarını temsil eder ve baskın olarak fenestral/kuşgözlü çamurtaşı, fenestral/laminalı peloidal istiftaşı-tanetaşı ve foraminiferal vaketaşlarından oluşur. Albiyen-Senomaniyen iç platform istifini, başlıca Orbitoides apiculata, Orbitoides media-megaloformis, Lepidorbitoides sp., Siderolites cf. S. calcitrapoides, Omphalocyclus sp. türlerini içeren yamaç-havza ortamlarında çökelmiş Maastrihtiyen kireçtaşları uyumsuz olarak üzerler. Maastrihtiyen istifi, biyoklastik kireçtaşı ve çörtlü mikritik kireçtaşı-kalsitürbidit ardalanmasından oluşur. Bu litolojilerden biyoklastik kireçtaşı ve kalsitürbiditler, iri bentik foraminiferli biyoklastik istiftaşı-tanetaşı, çörtlü mikritik kireçtaşı ise planktonik foraminiferli pelajik vaketaşı özelliğindedir. Elde edilen veriler, uyumsuzluğu üzerleyen Maastrihtiyen yamaç-havza fasiyeslerinin tektonizmaya bağlı olarak hızlı bir platform çöküşü sonrasında geliştiğini ortaya koymaktadır.
Türkay Onacak
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 1-8; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.904944

Abstract:
Yerkabuğunu oluşturan kayaç kütlelerinde gözlenen düzlemsel yapılar ile çizgisel unsurların arazi çalışmaları sırasında konumlarının sık ve doğru olarak ölçülmesi jeolojik yapının ortaya konması için oldukça önemlidir. Bu nedenle Jeoloji Mühendisliği öğrencileri için pusula ölçüm eğitimi büyük önem taşımaktadır. Sunulan bu çalışmada, Jeoloji Mühendisliği öğrencileri için geliştirilen otomatik pusula ölçüm eğitim sistemi ile öğrenci kendi başına pratik yapma, eğitici ise öğrenilenleri sınayabilme olanağını bulabilecektir.
Eren Kömürlü
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi, Volume 42, pp 70-84; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.774533

Abstract:
Bu çalışmada, farklı birim deformasyon seviyelerine tabi tutulan silt türü zemin numuneleri üzerine gerilme rahatlaması testleri gerçekleştirilmiştir. Gerilme değerlerinin zamana bağlı değişimleri ile farklı birim deformasyon değerlerinin gerilme rahatlaması üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca, gerilme rahatlamasının tek eksenli sıkışma dayanımı (serbest basınç mukavemeti) değerleri üzerindeki etkileri bir dizi deneysel çalışma ile belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, gerilme rahatlamasının tek eksenli sıkışma dayanımı (TESD) değerleri üzerinde önemli etkisi olduğunu göstermektedir. TESD değerleri belirli bir seviyeye kadar gerilme rahatlaması yaşanan birim deformasyon miktarı arttıkça yükselmiştir. Ancak, dayanım değerlerine yakın yüksek gerilme seviyelerinde başlayan rahatlamaların TESD değerlerini olumsuz etkilediği görülmüştür.
Mehmet Ali Gücer, Ekrem Sari
Yerbilimleri/Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Dergisi; https://doi.org/10.17824/yerbilimleri.889227

Abstract:
Doğu Pontidler (KD Türkiye), Anadolu Levhasının jeolojik olarak şekillenmesinde önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, daha geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt’un (KD Türkiye) Pamuktaş bölgesindeki granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografi ve tüm kayaç jeokimyası verileri sunmakta ve bunların oluşumunda hâkim olan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortamı tartışmaktadır. Yaklaşık 5 km2’lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Pamuktaş plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Pamuktaş plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit (mikrogranit), daha az oranda ise granodiyorit, kuvars mikrodiyorit ve dasitik kayaçlardan meydana gelmektedir. Granitik kayaçlar, karışık özşekilli ve özşekilsiz granüler/mikrogranüler dokuya sahip olup başlıca alkali feldispat (çoğunlukla ortoklas), plajiyoklas, kuvars, biyotit ve amfibol (çoğunlukla hornblend) minerallerinden oluşur. Bazı örneklerde daha büyük fenokristaller porfirik doku oluşturur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları 730-844°C arasında, apatit doygunluk sıcaklıkları ise 673-888°C arasında hesaplanmıştır. Granitik kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%65.62-75.09) ve yüksek K’lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I&S tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Kayaçlar peralümin karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Pamuktaş plütonunun petrolojik özelliklerine göre, granitlerin gelişiminde fraksiyonel kristallenme, magma karışımı ve daha az oranda asimilasyon işlemlerinin rol oynadığı ortaya konmuştur. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Pamuktaş plütonunun ana magmasının orta-alt kıtasal kabuk ve zenginleşmiş litosferik manto ergiyiklerinden türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.
Back to Top Top