International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences

Journal Information
ISSN / EISSN : 2602-4802 / 2602-4500
Published by: Pen Academic Publishing (10.29329)
Total articles ≅ 43
Filter:

Latest articles in this journal

Emine Elif Ayhan, Kocaeli University
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 279-286; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.6

Abstract:
Bakım veren sigorta programları, hane içinde ücretsiz yürütülen ve genellikle kadınlara atfedilen bakım hizmetlerini desteklemek üzere hazırlanmaktadır. Bu sigortalar, ücretsiz bakım işlerinin topluma olan katkılarını ödüllendirmeye, kadın istihdamının önündeki engelleri kaldırmaya ve bazı durumlarda doğum oranlarını artırmaya çalışan politikalar olarak tasarlanmıştır. Bakım hizmetlerinin çok yönlülüğü, yaşlanmanın hızla artışı, ölüm oranlarının azalışı gibi sebeplerle bakım alma talebi her geçen gün arttığından, bakım verenlerin yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik olan bakım veren sigortalarının önemi de artmaktadır. Bu araştırmanın amacı, bakım veren sigortasını tanımlamak ve bakım veren sigortası konusunda gelişmiş ülkelerin politika tasarımlarını incelemektir. Bu amaç ışığında, çalışmada literatür taranması yapılmıştır. Araştırma sonucunda ise bakım verenlere ilişkin sigorta programlarının ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğine ulaşılmıştır. Bakım verenlere sağlanacak sosyal destek, bakım yükünü azaltmaya yönelik tüm müdahalelerin temel hedefi olduğundan bakım veren sigortalarının temel bir insan hakkı olarak kabul edilmesine ilişkin olarak hükümet ve insanların ortak çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Canan Yılmaz, Sakarya Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 236-247; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.3

Abstract:
Yeni nesil yazılım-donanım, nesnelerin interneti ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan Endüstri 4.0, teknoloji temelli gelecek vizyonunu temsil etmektedir. Endüstri 4.0 temelde üretim sürecinde siber fiziksel sistemleri kullanmayı öngörmektedir. Üretim sürecinde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması; insanlardan neredeyse bağımsız olarak eşgüdümlenip koordine olarak üretim yapabilecek “akıllı fabrikalar” anlamına gelmektedir. Akıllı fabrikalar, insan kaynağını üretim sürecinden çıkarmayı hedeflemesinden dolayı “karanlık fabrikalar” olarak anılmaktadır. Karanlık fabrikalarda ürünlerin, üretim süreçlerinde kendi yollarını insan kaynaklarından bağımsız olarak bulması planlanmaktadır. Bu durumda yeni dönemde insan kaynaklarının hangi rolleri üstleneceği muğlak bir alana dönüşmüştür. Bu kapsamda bu çalışmada Endüstri 4.0’ın karanlık fabrikalarında insan kaynağının rolünün neye doğru evrildiğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada karanlık fabrikalarda insan kaynaklarının işlevsiz bir sınıfa mı dönüşeceği yoksa farklı bir rol mü üstleneceği tartışılmaktadır. Çalışma daha önce Endüstri 4.0’ın karanlık fabrikalarında insan kaynağının rolünün neye doğru evrileceğinin incelenmemiş olmasından ötürü özgün bir çalışmadır. Yapılan incelemeler neticesinde Endüstri 4.0’ın karanlık fabrikalarında insan kaynaklarının rolünün yetkinlik bazlı olacağı ve işlevsiz bir sınıfa dönüşmemesi için yetkinliklerinin artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Hülya Diğer, Firat University, Hülya Diğer & Rıfat Bilgin, Fırat Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 212-235; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.2

Abstract:
Bu çalışma, OECD ülkeleri bağlamında sağlık sistemlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Sağlık çıktıları üzerinde sağlık harcamaları, devlet/sosyal sigorta, özel sigorta ile hastane sayısı gibi faktörlerin etki oluşturduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda ülkelerarası sağlık sistemlerinin karşılaştırılmasıyla Türkiye sağlık sisteminin değerlendirilmesine yönelik katkılar sunulacağını söylemek mümkündür. Çalışmanın sonuçlarına göre en fazla sağlık harcaması ile hastane sayısına sahip olan ülke Almanya’dır. En az sağlık harcamasına sahip olan ülke ise Türkiye’dir. Ayrıca devlet/sosyal sigorta oranı en fazla olan ülkelerin Kanada, İsrail ile Slovenya olmasının yanı sıra en düşük orana sahip olan ülke Almanya’dır. Özel sigorta açısından en fazla orana sahip olan ülke Fransa, en düşük orana sahip olan ülke ise Türkiye’dir. Ülkeler arasında en az hastanesi bulunan ülkenin Slovenya olduğu elde edilen diğer sonuçlar arasındadır.
Çağlar Akar, University of Kocaeli
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 287-296; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.7

Abstract:
Bu çalışmada; Türkiye’ye zorunlu göç nedeniyle gelen nüfusun eğitim sistemine entegrasyonunun irdelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma literatür taraması yöntemiyle yapılmıştır. Araştırma kapsamında birinci bölümde; küresel kapsamda göç etmiş genç nüfusun gittiği ülkedeki eğitim sistemine dahil olma süreci ve yaşadıkları zorluklar ortaya konulmuş, ikinci bölümde akademik literatürde adaptasyon sürecinin ayrıntıları incelenmiştir. Son bölümde eğitime entegrasyon sürecine ilişkin yapılan literatür taramasında elde verilerle Türkiye’ye Suriye kaynaklı göç eden gençlerin eğitim sistemine dahil edilme süreci değerlendirilmiştir. Suriyeli çocukların uyum sürecinde yaşadığı ailesel, dil, kültürel ve sosyal sorunlar tespit edilmiş ve tespit edilen sorunlarla mücadele kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ve Avrupa Birliği Türk Delegasyonu koordinesinde yürütülen ‘Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenme Projesi (PIKTES)’ ve proje kapsamında yapılan faaliyetler incelenmiştir.
Tolga Demirbaş & Selçuk İpek Rıdvan Engin, Çanakkale Onsekiz Mart University, Tolga Demirbaş, Selçuk Ipek, Bursa Uludağ University
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 170-211; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.1

Abstract:
Belediyelerin mali saydamlığına ilişkin literatürdeki ampirik çalışmalarda genel olarak belediyelerin web siteleri üzerinden kamuoyuna açıkladığı mali bilgi ve belgeler analiz edilmektedir. Bir diğer ifadeyle belediyelerin mali saydamlık düzeyi ölçülmekte ve bu düzeyi belirleyen faktörler araştırılmaktadır. Dolayısıyla belediyelerde mali saydamlığın arz yönüne odaklanıldığı ifade edilebilir. Bu çalışmada ise mali saydamlığın talep yönü bir başka deyişle mali bilgilerin alıcısı konumunda olan “vatandaş” boyutu ele alınmaktadır. Bu çalışmada vatandaşların Türkiye’deki belediyelerin mali saydamlığına ilişkin tutumu araştırılmıştır. Araştırma kapsamında Çanakkale Merkez’de ikamet eden vatandaşlara anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler kullanılarak güvenirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi, grup fark testi ve korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda katılımcıların belediyelere ilişkin mali saydamlık talebinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada mali saydamlık tutumu üzerindeki etkisi test edilen bağımsız değişkenler sosyo-demografik, ekonomik-mali ve siyasal olmak üzere üç kategori altında toplanmıştır. Bu değişkenlerden gelir düzeyi, mesleki durum, kentsel aidiyet, vergi ahlakı, belediyelerin hesap verme durumu, yolsuzluk algısı ve belediye yöneticilerine güven durumunun mali saydamlık tutumu üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
Büşra Sağlık, Kocaeli Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 256-278; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.5

Abstract:
Bu çalışma, Türkiye’de 1950-1980 döneminde yaşanan ekonomik ve toplumsal dönüşümün ışığında kadın işgücünün özelliklerini ve gelişimini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışma Türkiye’de kadın işgücü kendisini etkileyen ekonomik ve toplumsal faktörlerle birlikte tarihsel bir perspektif içinde anlamaya çalışılması açısından önemli görülmektedir. Bunu yanı sıra çalışma, konunun birincil kaynaklarla irdelenmesi, kullanılan bazı birincil kaynakların ilk kez kullanılmış olması ve dolayısıyla yapılan çalışmalardan farklı istatistiki verileri elde etmesi açısından da önem taşımaktadır. Çalışmada, birincil nitelikteki istatistiki kaynakların analizi ve yorumlanması, konuyla ilgili literatürün incelenmesi, sorgulanması olarak tanımlanan doküman incelemesi yöntemi kullanılmış, istatistiki verilerden yararlanılarak elde edilen sonuçlar ise toplumsal cinsiyet rolleri açısından eleştirel bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Çalışmanın incelendiği dönem içinde yaşanan gelişmeler kadın işgücünün nitel ve nicel varlığında değişiklikler meydana getirmiştir. Bu doğrultuda kadınların işgücüne katılım oranları azalırken hizmet sektörünün gelişimine bağlı olarak ücretliler içindeki payı artmaktadır. Çalışmada aynı değişimlerin erkek işgücünde de yaşandığı ancak bu değişimlerin kadın işgücü açısından eşitsiz gerçekleştiği görülmektedir. Çalışan kadınların ücret düzeyine bakıldığında ise kadınların çoğunlukla her sektör ve meslekte erkeklerden daha düşük ücretlerde istihdam oldukları saptanmıştır. Çalışmamız bu farklılıkların nedenini ise toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların hem okul içi hem de okul dışı eğitim olanaklarından yeterince yararlanamamaları sonucu niteliksiz kalmalarıyla açıklanabileceğini ortaya koymaktadır.
Dilay Güvenç, Sakarya Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 248-255; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.419.4

Abstract:
COVID-19 salgını insanlığın yaşadığı büyük bunalımlar ve krizlerden biridir. Pandemi ile başlayan kaos toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasi birçok alanı derinden etkilemiştir. Tüm büyük krizler gibi Covid 19 pandemisi de zamanla kendi paradigmalarını oluşturmaktadır. Çalışma ve çalışmaya ilişkin paradigmaların da bu süreçten etkilenmesi kaçınılmazdır. Çalışma , zamanla değişen paradigma ve uygulamaların etkisi ile 21. yüzyılda sorgulanmakta anlam ve içeriği tartışılmaktadır. Covid 19 pandemisi ise bu sorgulamayı deneyimleme gerekliliği yaratması nedeniyle çalışmanın mekân, zaman ve işleyişine ilişkin sınırların yıkılmasına neden olmuştur. Bu çalışmada, Covid 19 pandemisinin çalışmaya olan etkileri bağlamında çalışanların, çalışmayı sorgulama yaklaşımları ve büyük istifaya yönelim süreç ve nedenleri ele alınacaktır. Büyük istifanın anlaşılması, çalışanların neden işlerini bıraktıklarının ve ne istediklerinin anlaşılması anlamına gelmektedir. Küresel ölçekli bu soruna yönelik işletme ölçekli çözümler yeterli ve kalıcı olamayacağından, çözüm ve tedbirlerin sosyal politika bakış açısı ile üretilmesi ve sosyal hizmet aracılığıyla hayata geçirilmesi çalışanların ve toplumun ruhsal sağlığının yanı sıra çalışmaya ilişkin yaklaşımın korunması anlamında da önemli ve gereklidir.
Ecehan Kazancı Yabanova, Süleyman Demirel University, Ecehan Kazancı Yabanova & Mustafa Öztürk, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 91-110; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.369.3

Abstract:
Ev hizmetleri kapsamındaki işlerin büyük bir çoğunluğu Türk toplumsal yapısında ev hanımları tarafından yürütülmektedir. Ancak son yıllarda kadınların çalışma hayatı içerisindeki katılımının da artması ile bu işlerin hizmet alımı şeklinde giderilmesi ihtiyacı giderek artmıştır. Bu nedenle ev temizliği, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, bahçe bakımı vb. temel ev hizmetleri dışarıdan bir hizmet alımı ile giderilmektedir. Talepte yaşanan bu artış ev hizmetleri sektöründe çalışanların sayısında da ciddi bir artışa neden olmuştur. Dolayısıyla ev hizmetleri alanında yaşanan uyuşmazlıklar ve kanuni yükümlülükler çok daha önemli bir konuma gelmiştir. Bu çalışma ile amaçlanan ev hizmetlinde çalışanların temelde 5510 sayılı kanun kapsamında, özelde ise ulusal ve uluslararası diğer kanunlar kapsamında değerlendirilmesidir.
Dilay Teke, Kocaeli University, Dilay Teke & Bora Yenihan
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 34-65; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.369.1

Abstract:
Dünü tecrübe etmiş bir kuşakla bugüne daha çok aşina olan neslin sendikalaşma eğiliminin ve algısının kuşaklar arasında karşılaştırılması sendikalara yol gösterebilir. Çünkü çalışanların ekonomik, sosyal ve özlük haklarını çalışma yaşamında koruyan sendikalar varlığını sürdürmede çeşitli zorluklarla karşılaşabilmektedir. Çalışmamızda Kocaeli ilindeki sırasıyla üye sayısı en fazla olan Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen üyeleriyle mülakatlar yapılmıştır. Farklı kuşaklardaki çoğu katılımcı kamu görevlilerine grev hakkının yasal olarak tanınması gerektiğini, sendikaların hak arama ve örgütlü olma aracı olduğunu, sendikaların mobbing ile ilgili daha çok çalışması gerektiğini ifade etmiştir. Y kuşağı ve sonraki kuşakların, X kuşağı ve Bebek Patlaması kuşağı kadar sendikalaşmaya olumlu bakmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Y ve sonraki kuşakların kariyerlerinde ilerlemek için sendikalara üye olduklarına dikkat edilmiştir.
Esin Yelgen, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences, Volume 5, pp 134-155; https://doi.org/10.29329/ijiasos.2021.370.2

Abstract:
COVID-19 ile birlikte yaşamlarımıza giren kısıtlama kuralları çerçevesinde okullar kapatılmış ve uzaktan eğitime geçilmiştir. Dolayısıyla salgın, diğer sektörlerde olduğu gibi eğitim sektöründe de dijitalleşmeyi hızlandırmıştır. Öğretmenler ve öğrenciler olarak zorunlu uzaktan eğitime hazırlıksız yakalandığımız bu süreçte, eğitimin aksamadan devam etmesinde teknoloji kullanımı önemli rol oynamıştır. Bu süreç eğitmenlere, dijitalleşme yolundaki mevcut durumu tespit ederek, gelecekte yaşanacak gelişmelere karşı eğitimde hangi adımlar atılması gerektiğini göstermiştir. Bu bağlamda çalışma, salgın ile hızlanan eğitimde dijitalleşme ve uzaktan muhasebe dersleri hakkında muhasebe öğrencilerin görüşlerini anket yoluyla tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ankette yer alan ifadelerle, muhasebe dersini alan öğrencilerin dijitalleşme ve uzaktan muhasebe eğitimi hakkında tecrübelerine, hislerine ve görüşlerine odaklanılmıştır. Çalışmada öğrencilerin uzaktan eğitim sisteminin sağlamış olduğu esnekliği sevdikleri, ancak sistemde eğitmen ve öğrenciler arasındaki etkileşimin sınırlı olmasından dolayı yüz yüze eğitimi tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, eğitimde mevcut durumun tespit edilmesi, muhasebe öğrencilerini geleceğin dijitalleşen muhasebe mesleğine göre yetiştirme ve istihdam imkanlarını artırabilmek için teknolojinin eğitime entegre edildiği öğretme-öğrenme modelleri geliştirme konularında önerilerde bulunarak literatüre katkıda bulunmaktadır.
Back to Top Top