Refine Search

New Search

Advanced search

Results: 127

(searched for: doi:(10.16878/*))
Save to Scifeed
Page of 13
Articles per Page
by
Show export options
  Select all
Betül Aydoğan
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.705305

Abstract:
Bu çalışmada konum bildirim özelliği olan fotoğrafik sosyal medyaların bireylerin mekânsal etkileşimlerine ne sağladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Yalnızca ziyaret edilen mekânların bildirilmesine izin veren uygulamalar yerine mekânların görsel temsillerinin yer aldığı ve konumlarının bildirilebildiği Instagram ve Facebook gibi fotoğrafik sosyal medyalar değerlendirilmiştir. Söz konusu tartışma, öğrenci değişim programına katılmış bireylerin, yurtdışına gitmeden önce sosyal medyadan nasıl faydalandıkları, gittiklerinde ise mekânsal tecrübelerini sosyal medyada nasıl aktardıkları ekseninde ele alınmıştır. Deneyimin öncesi ve sırası biçiminde kategorize edilmesinin sebebi, sosyal medya uygulamalarının farklı kullanım biçimlerinin ortaya konabileceği düşüncesinden ileri gelmektedir. Niteliksel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşmeden faydalanılarak 23-30 yaş aralığında 18 kişi ile görüşülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre birey yerlere dair toplumsal olarak üretilmiş anlamları öznel bir deneyim sürecine sokma eğilimindedir. Sosyal medya, mekânlara dair deneyimlere yön veren bir mecra gibi görünse de mekân konumlarının ve fotoğraflarının paylaşılmasına imkan tanıyarak bireylerin kendi anlamlı yerlerini anlatmalarını, kimliklerini mekânlar aracılığıyla sunmalarını, mekân üzerinden iletişim kurmalarını sağlamaktadır.
Aygün Şen
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.623662

Ceren Yegen, Nilay Ulusoy
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.604444

Murad Özdemir
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.715831

Abstract:
Nostalji ve müzik arasındaki etkileşimsel uzam her gün daha fazla araştırmanın yapıldığı bir temas bölgesini oluşturur. Özellikle bireysel boyutta işleyen nostaljiyi ele alan metinlerin çoğunda nostaljinin müzikle olan yakın ilişkisine işaret edilmektedir. Müzik ve nostalji arasında neredeyse doğal görülen bu ilişkiye rağmen, gündelik yaşamda aktörlerin bu ilişkiyi nasıl deneyimledikleri konusunda bilgimiz çok sınırlıdır. Müzik deneyimi gibi, karmaşık bir duygu olarak tanımlanan nostalji deneyimi de asıl olarak bireylerin duyu dünyalarında gerçekleşir. Müzikal nostalji, bu çalışmada gündelik yaşamda müzik aracılığı ile deneyimlenen özel bir nostalji biçimini ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu kavramsallaştırmadan hareketle, genç yetişkinlerin kimlik oluşturma süreçlerinde müzikal nostaljinin nasıl bir kaynak oluşturduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, etnografik bir keşif çalışması yürütülmüş ve aktörlerin müzikal nostaljiyi uzamsal bir taktik olarak kullandıkları sonucuna varılmıştır.
Döndü Bal, Atılım Onay
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.580386

Abstract:
Tüketim nesnelerine yüklenen anlamlar nesnelerin kendisinden daha değerli bir hal almaya başlamıştır. Bu durumun farkında olan reklamcılar, çeşitli mesajlarla insanlara bu anlamları aktarmaya çalışmaktadır. Bu çaba çocuklara yönelik olarak da gerçekleştirilmektedir. Çocuklar, daha küçük yaşlarda moda, dikkat çekme, üstün olma gibi kavramlarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Buna bir de çocukların tüketim nesneleriyle yetişkin bireylere özendirilmesi eklenince durum daha ciddi bir hal almaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmış; veriler yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle elde edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmada, çocukların moda kavramına yönelik düşünceleri, yetişkin tarzında üretilen kıyafetlere yönelik görüşleri, reklamların genel amaçlarına yönelik algıları, reklamda gördükleri nesnelere yükledikleri anlamlar, alışveriş tercihlerinde ailenin rolü konuları incelenmiştir. Genel olarak ortak fikirler ortaya çıkarılmakla birlikte; özellikle yetişkin tarzında üretilen kıyafetler ve reklamda görülen tüketim nesnelerine yüklenen anlamlara ilişkin çocuklar arasında cinsiyete dayalı bir farklılığa rastlanmıştır.
Beris Artan Özoran
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.668531

Abstract:
Halkla ilişkiler alanı uzun yıllar yönetim paradigmasının etkisinde kalmıştır. Halkla ilişkilerin bir “yönetim” aracı olarak ele alınması, alanın kültürle ilişkisinin geri planda kalmasına neden olmaktadır. Ancak 2000’li yıllardan sonra halkla ilişkilerle kültür arasındaki ilişkiyi irdeleyen çalışmaların artmaya başladığı görülmektedir. Kültürü merkeze alan araştırmaların ve çalışmaların artması, halkla ilişkiler alanında “sosyo-kültürel” bir dönüşüm yaşandığı tartışmasını başlatmıştır. Makalenin amacı halkla ilişkileri “kültürel aracı” bir meslek olarak konumlandıran görüşleri tartışmaktır. Bu bağlamda öncelikle, halkla ilişkileri alternatif bakış açılarıyla değerlendiren görüşlerin, yönetim paradigmasına yönelttiği eleştiriler üzerinde durulmuştur. Daha sonra halkla ilişkilerdeki sosyo-kültürel dönüşümün ne anlama geldiği tartışılmış ve halkla ilişkileri kültürel aracı olarak ele alan yaklaşımlar derlenmiştir. Son olarak, halkla ilişkilerin simgesel şiddet içeren bir kültürel aracı olarak değerlendirilen görüş tartışılmıştır.
Yavuz Demirbaş
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.620851

Abstract:
Oyun çalışmalarında oyun biçimi ve oyun anlatılarının ilişkisi uzun süren tartışmalara neden olmuş bir konudur. Ludoloji oyunların diğer iletişim araçlarından farklı yönleri göz önüne alınarak, oyun biçimini merkeze alan bir ekol ve bu ekolün önerdiği yöntemler bütünüdür. Oyun çalışmalarındaki kuramsal tartışmaların somut oyun örneklerinin analizi ile destektenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada DayZ oyununun oyun biçimsel bir analizi yapılarak oyun anlatısının nasıl kurulduğu incelenmektedir. Oynanış kavramı çerçevesinde DayZ’nin geliştirme süreci, oyun dünyası, öyküsü, teknolojik altyapısı ve oyun mekaniklerine odaklanılmaktadır. Oynanışı tamamlayan diğer bir unsur da oyuncuların oyun içindeki eylemleridir. Oyuncuların kendi öykülerini nasıl oluşturdukları ele alınırken, dijital oyun etnografisinin yöntemlerinden faydalanılmıştır. Oyuncu kültürü ve üretimleri için örnek olarak Village topluluğu alınmıştır.
Dilara Erşen, Nevin Karabiyik Yerden, Mehmet Öztek
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.696855

Abstract:
Günümüzde internet teknolojisinin aktif olarak kullanılması, tüketicilerin sanal ortamdaki farklı müşterilerin belirli markalar ve ürünler hakkında paylaştıkları içeriklere hızlı bir şekilde ulaşmalarına imkân sağlamaktadır. Müşterilere ulaşan bilgilerin yorumlanmasında değerlendirilen kriterler kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu sebeple bilgi benimseme modeline göre incelenen elektronik ağızdan ağıza pazarlamada, bilgi kapsamlılığı, bilgi ilgi düzeyi, bilgi kullanışlılığı, kaynak güvenilirliği ve kaynakla olan demografik benzerlik boyutları ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda, elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın kapsamına giren çevrimiçi alışveriş sitelerindeki müşteri yorumları, tüketicilerin markalara karşı tutumlarını etkilemektedir. Rekabetin yoğun olduğu pazar ortamında ise organizasyonlar, marka sadakati ve marka güveni yaratarak rakiplerinden farklılaşmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla söz konusu çalışmada; çevrimiçi alışveriş sitelerindeki müşteri yorumlarının marka sadakati ile ilişkisinde marka güveninin aracı rolü incelenmektedir.
Selin Tüzün Ateşalp, Gülşah Başlar
Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi; doi:10.16878/gsuilet.560832

Abstract:
Televizyonun zaman içerisinde geçirdiği dönüşümler sonucu izleme deneyimi de değişir, yeni izleme pratikleri ortaya çıkar. Bir dizinin birçok bölümünü peşisıra izlemeye gönderme yapan Binge-watching (aşırı izleme) kavramının ilk kullanımı DVD’lerin ortaya çıkmasıyla başlar. Ancak kavramın kullanımı dijitalleşme ile birlikte dizilerin bölümlerine internet üzerinden korsan ya da yasal olarak erişilebilmesiyle yaygınlaşmıştır. Binge-watching kavramı günümüzde Netflix ve diğer talebe bağlı görüntü hizmeti sağlayan (VOD) platformlarla özdeşleşmiştir. Bu çalışmada Türkiye’de de yaygınlaşan bir izleme deneyimi olan aşırı izleme pratiği odak grup görüşmesi yöntemi ile veri toplanarak incelenmiştir. Kullanıcıların neden ve nasıl aşırı izleme yaptıkları ve aşırı izlemeye dair duygu ve düşünceleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye’de gençler arasında izleme deneyiminin dönüşmekte olduğuna ve aşırı izleme pratiğinin yaygınlaşmakta olduğuna dair veriler elde edilmiştir.
Page of 13
Articles per Page
by
Show export options
  Select all
Back to Top Top